Gönderi

10/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2026 34. kitabı
Uzun zamandır böylesine dolu dolu bir kurgu okumamıştım. Saçma gelecek ama Cin adı geçen kurguları da okuyamıyorum. Ama burada adı geçen Cinler daha farklı ilahi varlıklar olarak düşünmeyelim. Ya da ben öyle düşünmeden okudum. Ama ki kurgu öyle muazzam ve güçlüydü ki... Özellikle masalsı anlatım olması ve ilahi bakış açısıyla yazılmış olması çok iyiydi. Kitabın giriş sayfalarında birde kabileleri anlatan ve karakter bilgilerinin yazılmış olması da benim için çok iyiydi. Ben genellikle okuduğum kitaplar da karakterler için notlar almayı çok seviyorum ama bunu bizim için biri yapmış. Okuduğum kitaplarda güçlü kadın karakterler okumayı çok seviyorum. Ama bu kitaptaki kadın karakterimiz Ninibe güçlü olmanında çok ötesinde Yaralı, öfkeli, kırgın ama çok şükür ruhsuz değil. Ninibe, insanlığa yardım ettiği için gökten sürülmesi hepten sıkıntıyken bir de kardeşlerinin ona sırt çevirmesi. En sevdiğim sahnelerden biri gök sarayının yakıldığı kısımlar. Yaşanan bazı şeyler bizi köklü değişimlere götürür ya... İşte tam olarak Ninibe onu yaşıyor. Emin olun bu kitap genel olarak sadece fragman. Çünkü bu kitapta sadece Ninibe'nin yaşadıklarını ve eski anılarını okuyoruz. Hatta Azeran kısımlarını bile sadece Ninibe'nin anılarından okuyoruz. Azeran Sıfır abartıyla söylüyorum ki, unvanını sonuna kadar hak ediyor. Sönmeyen Ateşlerin İlahisi Gerçekten uzun zamandır böylesine fantastik bir erkek karakter okumamıştım ve beni bu kadar etkilememişti. Ninibe ile olan sahneleri... (ikinci kitapta bu ikisini doya doya okumayı çok istiyorum. Ama emin olun istek değil ihtiyaç ) Ama şunu da söylemek boynumun borcu... Kitap sadece aşkı anlatmıyor aşkı savaşın, ihanetin ve ilahi düzenin çöküşünü anlatıyor. Ninibe ona yapılanların intikamını almak adına Farafra Çölünde(neden Farafra'yı oy farfara dedim onu da bilmiyorum. Resmen kitabı okurken dans ettim. Emin olun sizin kadar bende normalim ) kendisine yandaşlar bulur. Cinler ve Ten değiştirenler bizim Tanrıça ile yürümeye yemin ettiler diyebiliriz. Bir de Kleopatra ve Nil Kralı var... Açıkcası başta onların arka planda kalacaklarını sanmıştım ama olaylar çok farklı ilerledi. Ve özellikle Kleopatra'nın sonu Öte yandan Şahmeran'ı çok sevdim ben... Onunda Ninibe gibi güçlü bir kadın olması muazzamdı. Özellikle bir bölüm vardı ki... İçim yandı Şahmeran'a... Onu koruyun deyişini resmen duydum. Ayy bir de okurken keyif aldığım bayıldığım biri vardı... O da Varaka Çok konuştum biliyorum ama kitabın en sevdiğim yanlarından biri de o masalsı anlatımın ardında aslında sürekli yaklaşmakta olan bir kıyametin hatırlatılması var. Kitap bittiğinde ise elimiz böğrümüz de kala kalıyoruz. Ve tabi başlayacak olan büyük savaşa hazırlanmamız lazım. Ve ben çokça hazırım yanii ikinci kitabı en acilinden fırlatın!
Kumların YeminiÖmer Kaan Çetin · Prime Kitap · 202627 okunma
·
118 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.