Gönderi

10/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2026 84. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 10:53
Serinin en sevdiğim kitaplarından biri oldu diyebilirim hatta şu an favori çiftim kesinlikle Raum ve Sunshine. Kitabı okurken hem romantizmi hem de fantastik tarafı o kadar güçlü hissettim ki bazı sahnelerde gerçekten kendimi onların yanında gibi hissettim. Raum zaten serinin en gizemli karakterlerinden biriydi. Sessiz, içine kapanık, duygularını göstermeyen biri ama bunun altında yıllardır taşıdığı büyük bir boşluk var. Hafızasının yüzlerce yıldır eksik olması onu çok etkilemiş. Ne yaptığını, neden cezalandırıldığını bilmiyor ama içinde sürekli eksik kalan bir şey hissediyor. O yüzden hiçbir şeye tam anlamıyla bağlanamıyor. Sadece hayvanlarla arasında çok farklı bir bağ var. Onları sakinleştirebiliyor, anlayabiliyor. Bir de gittiği yerlerden sürekli bir şeyler çalması var ki bu detay bana karakterini daha gerçek hissettirdi. Çünkü yaptığı şeylerin çoğu ihtiyaçtan değil içindeki boşluğu bastırmaya çalışmaktan geliyor gibiydi. Sunshine ise cennette hata yaptığı için rütbesi düşürülmüş bir melek. Kendini yeniden kanıtlaması gerekiyor çünkü geçmişindeki hatanın utancını hâlâ taşıyor. Ona verilen görev ise cehennemden çalınan çok önemli bir büyü kitabını geri getirmek. Ama bunu tek başına yapmasının imkânsız olduğunu bildiği için yardım etmek zorunda kalacak kişiyi seçiyor: Raum. Fakat Sunshine bunu güzel bir anlaşmayla değil resmen tehdit ve şantajla yapıyor. Raum’un değer verdiği insanları kullanarak onu kendine bağlayan bir yemin ettiriyor. Raum istemese bile Sunshine’a yardım etmek zorunda kalıyor çünkü aksi halde sevdikleri zarar görecek. Böylece ikisinin birlikte cehenneme uzanan yolculuğu başlıyor. Ama olaylar sadece bir kitap arayışından ibaret kalmıyor. Çünkü ikisi birbirine yaklaşmaya başladıkça aralarında açıklayamadıkları bir çekim oluşuyor. Normalde meleklerle iblisler birbirinden nefret eden türler. Yüzyıllardır düşmanlar. Ama buna rağmen birbirlerinden uzak duramıyorlar. Özellikle gördükleri rüyalar ve hissettikleri tanıdıklık duygusu her şeyi daha da karmaşık hale getiriyor. İkisi de neden birbirlerine bu kadar bağlı hissettiklerini anlamaya çalışırken geçmişle ilgili sırlar tek tek ortaya çıkmaya başlıyor. Kitap boyunca sadece romantizm okumuyoruz aslında. Cehennemde geçen bölümler, ödül avcıları, yozlaşmış melekler, saldırılar, savaşlar ve ihanetler sürekli olayların içinde tutuyor seni. Özellikle cehennem atmosferi çok iyi yazılmıştı. Oradaki yaratıklar, tehlikeler ve kaotik ortam aşırı iyi hissettirdi bana. En sevdiğim şeylerden biri de Raum ve Sunshine’ın birbirleri için yaptığı fedakârlıklardı. Başta tamamen zorunluluktan başlayan ilişkileri zamanla birbirlerini korumaya çalışan çok güçlü bir bağa dönüşüyor. Hele gerçekleri öğrendikleri an… O noktada neden birbirlerine çekildiklerini anlayınca her şey daha anlamlı hale geliyor. Ben o kısmı okurken resmen kalbim sıkıştı. Bu kitapta aksiyonun daha fazla olması da çok hoşuma gitti. Seri zaten güzeldi ama bu kitapta hem duygu yoğunluğu hem de fantastik olaylar çok daha güçlüydü. Finalden sonra da direkt devam kitabını istemeye başladım çünkü evren gittikçe büyüyor ve karakterlere daha çok bağlanıyorsun.
Benim Şeytani KoruyucumAurora Ascher · Parola Yayınları · 202620 okunma
·
50 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.