·192 syf.··Beğendi
···Okunma: 18 Mayıs 2026 20:47 Jale Sancak | Uyanan Güzel
“Hayat, her şeye rağmen, hiç beklenmedik bir anda tutuyor insanın elini.”
Selamm.
Yazarın kalemiyle tanışma kitabım olan Uyanan Güzel’i sizlerle de tanıştırmak istedim.
Vahide, Terzi dükkânında geçen sıradan gibi görünen hayatının altında öyle büyük bir kırgınlık, öyle bastırılmış bir geçmiş vardı ki… İnsan bazen en çok kendi hayatında yabancı hissediyor kendini ya, Vahide tam olarak o duygunun içinde yaşıyor. Hasta babasının gölgesinde sıkışmış bir hayat, yıllar önce yarım bırakılmış bir aşk ve hiç konuşulmamış gerçekler…
Kitapta en sevdiğim şey ise geçmişin bir anda değil, yavaş yavaş açılması oldu. Deniz’in merakıyla ortaya çıkan defterler, Sedat’ın geride bıraktığı izler, Balkanlar’dan bugüne taşınan acılar… Her şey birbirine sessizce bağlanıyor.
İnsan gerçekten geçmişini geride bırakabilir mi, yoksa sustukça onu daha da mı büyütür?
Adrian karakterinin hikâyeye kattığı o buruk his de çok etkileyiciydi bence. Eksik kalmış hayatların birbirini tanıma biçimi vardı Vahide ve Adrian arasında. Çok büyük cümleler kurmadan bile aralarındaki kırılmışlığı hissedebiliyorsunuz. Özellikle kitabın o melankolik havası bana bazı sahnelerde eski bir fotoğraf albümünü karıştırıyormuş hissi verdi.
Sadece Vahide’nin hikâyesini okumuyoruz. Bir kadının yıllarca içinde taşıdığı ağırlığı, geçmişle hesaplaşmanın ne kadar yorucu olduğunu ve insanın bazen kendi hayatına bile geç kaldığını hissettim. Bitirdiğimde içimde sakin ama ağır bir duygu kaldı. Kitabın ağırlığı bir süre benimle kalmaya devam edecek. Kısa ama etkisi uzun süren eserlerdendi. Tavsiyemdir.
“Yeryüzünde çok acı var, dersin. İnsanoğlu, dersin, hamuru bozuk.”