270 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
*** Bu bir aşk romanıdır!
***Hayır efendim benim için öyle değildir.

Durdum durdum bir süre sonra anlatmaya karar verdim. Hakkıdır, bir şeyler anlatılmalıdır, yazılmalıdır.
Stendhal in ilk romanı ile çıktım sahneye. Çok heyecan verici sanki. Önümde kalabalık mı var? Neyseki karanlık.

İlkler her zaman yüreğimi hoplatır. Elini ayağını dolaştırıp, saçmalattırır. Hepimizde vardır az biraz. Bende çok. Derin bir nefes almamla birlikte başlıyorum.

Acıdır bu hikaye. Mutsuzluktur. Paranoyakça, karamsar tahminler ile harekete geçerek mahvoluştur.

Aşka inananlar için; kendine bu duyguyu yasak eden birisi işkence etmiş olmaz mı kendine? Hadi bu yasağı çiğnedi, sürekli korku ve yanlış anlaşılma ile birlikte yaşamı zehir etmez mi kendine ve karşısındakine?

Karşısındaki de az değildir. Bu noktada o da aynı derecede paranoyak!
Kimseye zarar gelmesin aman el ne der sonra! Diye düşünerek hareket ederek kocaman bir mutluluğu hiç yoktan elinin tersiyle itiverir. Bunlara evet hep tanık olduk.

Sürekli bir şeylerden şikayet edip edip onları düzeltmek için harekete geçmezsen boşuna ağlar sızlanırsın. En güzel örneği ben. Şöyle her şeyi paylaşabileceğim insan yok,neden yok? Gibi sorularla birlikte sürekli bir sızlanma halindeydim. Eee Sema! Sen değil misin herkesten kendini soyutlayan, kimse ile yakınlık kurmayan ve yalnızlığı tercih eden? Ne ağlıyorsun? Yaklaşık olarak üç aydır böyle değilim artık. İnsan değişiyor.

İşte tam olarak böyledir kitaptaki Octave… Neden yalnızım diye sızlanır ancak hiçbir ortama girmez. Hadi diyelim girdi bu seferde kimse ile konuşmayıp, kendi köşesine çekilir. Kitabın asıl adı Octave olmalıydı. Aşık oluğu kadındır Armance… Aşk demişken öyle ateşli bir ilişki beklemeyin.
Franz Kafka da sıkça rastladığımız depresif ruh hali ve aşırı bunalımlar, başkarakter Octave’ da benzer şekilde karşıma çıkmıştır. Bir memnuniyetsizlik hali, kendine acıma duygusu gibi hallerle “AAA! Yeter artık be!” dedirtiyor insana.

Romanda ilerledikçe olumlu olaylar oluveriyor birçok olumsuzlukla birlikte tabiki. Her şey artık güzel olacak galiba dediğimiz bir anda, Ferdi Tayfur,Orhan Gencebay vs. oynadığı yeşilçam filmleri karşılıyor sanki bizi. Tabiki farklı olarak dışarıdan etken yok. Şüpheler paranoyaklıklar ile birlikte her şeyin batıverdiğini görüyoruz. Kim yapıyor bunu tabiki Octave! Tokat patlatası geliyor insanın.

Eklemem gereken en önemli husus; aşk romanı adı altında, psikolojik tahlil ve içsel sürtüşme bolluğu var kitapta. Beğenimi aldı ve tatmin oldum. Üstelik de ilk roman olma özelliğine göre oldukça iyiydi.
Veee sürem dolar! Peki öyleyse görüşmek üzere. Saygılar ve kucak dolusu sevgilerle…