MEZARLIKTA SENFONİ II
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 15:21
Mezarlıkta Senfoni II "Aşkla büyümek yerine, gururla küçülmeyi seçen bir aşk kahramanı..." Eveeeet, kitabımızda böyle bir kahraman var. Hissedenler gerisini siz düşünün. Küçük, yapay bir tebessüm Kitabın ilk çeyreğinde falan dedim ki "1. kitap daha iyiydi". Sonrasında ilerleyen zamanlarda daha güzel olaylara tanıklık ettik, bir bütünü paylaştık. Hep bir yarım kalmışlık var. Ben yarım kalmışlıkları hiç sevmem ama bu yarım kalmışlık içimizi ısıtıyor, yakıyor, kavuruyor, durdurak bilmez. Göktuğ tam sorulması gereken yerde sormayı bıraktı. Oysa meraklıydı. Sormaya sormayı bırakmayı tam zamanında buldu, her şeyi mahvetti. Ailesi hakkında bir bilgimiz yok. Sadece var olduklarını biliyorum. Onların duygularını, hislerini bilmiyoruz. Göktuğ'un sadece Eda ile olan kısımlarını biliyoruz. Bu kısım beni fazlasıyla üzdü. Belki dedim, onları bilirsek bir şeyleri çözeriz. Belki de son kez şans verip çok güzel oluruz dedim. Bir şey, şey dedim ama biz en çok Eda'nın yanışına tanıklık ettik, kıyamadığına tanıklık ettik. Ne yaşanırsa yaşansın, Eda Göktuğ'a hiç kötü söz söylemedi, yalan söylemedi, hiç kıyamadı. Ama ben onun yerine biraz kıydım çünkü hak ediyor. Bir de şöyle bir şey var: Bir şey oldu, öyle bir şey oldu ki ben biraz abartıyor olabilirim ama benim için öyleydi. İnanamadım. Gerçek miydi diye sorguladım, rüya falan olmasın diye söylendim kendi kendime ilk başlarda. Sonradan zaten hiç ummadığım bir şekilde gelişti. Şiir kitabı değil bu, bir roman. Ama içimizi yakacak türden bir roman. Daha önce şiir sananlar olmuştu, o yüzden belirtmek istedim. İçinde şiirleri olan bir roman. Eda'nın şiirleri, yani bizim yazarımızın yazdığı şiirler, insanın içine çok dokunuyor, ruhuna dokunuyor. Yeri geliyor ruhunu okşuyor, besliyor. Çok güzeldi benim için, özeldi. Kitabın konusuna değinecek olursak, birinci kitapta bir radyo ile başlamıştık romanımıza. İkinci kitapta da Göktuğ'un bir rüyayla uyandığını ve daha sonrasında neler olduğunu okudukça öğreniyoruz. Bir aşk, bir yarım kalmışlık. Devamı gelir mi ben bilmem, hepsi kitapta . Kitabın devamı gelir mi onu bilmiyorum, yazarımız bilir. Kitabı nasıl buldum? Kitabımda en çok insanın içine işlemesini sevdim. Eda'nın sevdiğine kıyamamasını sevdim. İşte böyle olmalı, seven insan kıyamalı tıpkı Eda gibi. Demiş miydim, şiirler efsaneydi. Eda'nın sevgisi büyüktü. Peki ya Göktuğ'un sevgisi Size alıntı ayarlayamadım, o kadar çok şey vardı ki sevdiğim, altını çizdiğim. O yüzden ne yapalım, bir şiirle veda edelim. Oysa vedaları da sevmem ben Girişi Göktuğ ile yaptık, sonumuz Eda'yla olsun. "Senden uzakta hep bir şeyler eksik Gönlümde derman yok, inan, bir nefeslik Ne bir avuntu ne de biraz ümit Ne yaptın bana, nedir bu sessizlik? İçimde bir şey acıyor sen gelince aklıma, her şeyim Senden uzakta hep bir şeyler eksik Gönlümde derman yok, inan, bir nefeslik Ne bir avuntu ne de biraz ümit Ne yaptın bana, nedir bu sessizlik? İçimde bir şey acıyor sen gelince aklıma, her şeyim Yerine sevemem, yerine sevemem Razıyım, yapayalnız tükensin yıllarım ama Yerine sevemem, yerine sevemem Olmuyor, denedim yine de yerine sevemedim, her şeyim Senden uzakta hep bir şeyler eksik Gönlümde derman yok, inan, bir nefeslik Ne bir avuntu ne de biraz ümit Ne yaptın bana, nedir bu sessizlik? İçimde bir şey acıyor sen gelince aklıma, her şeyim Senden uzakta hep bir şeyler eksik Gönlümde derman yok, inan, bir nefeslik Ne bir avuntu ne de biraz ümit Ne yaptın bana, nedir bu sessizlik? İçimde bir şey acıyor sen gelince aklıma, her şeyim..."
Mezarlıkta Senfoni IISeda Özlem Başpınar · Dls Yayınları · 20261 okunma
·
30 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.