·120 syf.····Okunma: 17 Mayıs 2026 23:01 Doğa betimlemelerinden çok tabiatın bir karakter gibi yaşadığı
romanları ne çok seviyorum.
Aile bağlarının ne denli kuvvetli olmasını hatırlatmak için bir bulut gibi sımsıkı göğe yükseliyor ağaçlar belki de o yüzden romanda.
Akıp geçen zamanı
durduramayacağımızı hatırlatmak için nehir tüm canlılığıyla akıyor sanki ailenin evinin yakınından.
Tabiatın döngüsüyle iç içe yaşayan bir ailenin konuklarıyız.
Karakterlerin adı yok bu hikayede.
Duvarların dili olsa da konuşsa misali taşlar dile geliyor olanı biteni anlatmak için.
Aileye sadece duyabilen bir çocuğun katılmasıyla
Kardeşler nasıl etkileniyor?
Zorluklara karşı nasıl tepki veriyorlar?
Hayatları, ilişkileri nasıl değişiyor?
cevaplarını anlatıyor taşlar.
Ama ne anlatım.
Dramatize etmeden, derine inerek.
Biri kendini kardeşine adarken
diğerinin nasıl kaçtığını
pişmanlıkla,vicdan azabıyla, suçluluk duygusuyla, fedakârlıkla yoğurarak ama kardeşleri yargılamadan anlatıyor taşlar.
Aileye katılan dördüncü kardeşin hiç tanımadığı engelli abisinin ailesini ve kendi yaşamını nasıl etkilediğini okuyoruz kitabın sonunda.
Çok dokunaklı bir o kadar da etkisi güçlü, normal rutinlerin dışında süren hayatlara tutulan güçlü bir ışık bu roman.
Anlatıldığı kadar varmış.
Çok sevdim.
Sevgi ve muhabbetle..