Gönderi

Mükemmel? Değil...
Puan vermedi·320 syf.··
2026 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2026 00:00
Hadi bakalım, üçüncüde keramet vardır diye üçüncü kitaba başladım. Üçüncü kitap, ilk iki kitaba kıyasla çok daha sürükleyici ve heyecanlı ilerledi. Kızlar birbirine yakınlaşmaya başlasa da her biri kendi özel hayatı ve kendi sorunlarıyla baş etmekle meşgul; dizideki gibi tam anlamıyla kenetlenmiş bir arkadaş grubu olmaktan hâlâ uzaklar. Zira A, her birinin hayatını ayrı biçimlerde mahvetme konusunda epey yol kat etmiş durumda. İlk iki kitapta okuduğumuz ve etkisini pek hissetmediğimiz A'nın tehditleri artık ciddi bir hal almaya ve birer birer gerçekleşmeye başlıyor. Öte yandan Aria ile Ezra'nın ilişkisi üçüncü kitapta daha da ürpertici bir hal alıyor; resmen yasadışı bir ilişkinin detaylarını okuyoruz. Ama şunu söylemek istiyorum, tamamen kendi hislerime dayanarak: bence yazar da Ezra'yı pek sevmiyor. Onu betimlerken çok ilginç sıfatlar ve anlatımlar kullanıyor; neredeyse bizi Ezra'dan iğrendirmeye, Aria'nın Ezra'ya olan duygularının aslında o ergenlik salaklığından ibaret olduğunu ve Ezra'nın gerçek bir groomer olduğunu bize anlatmaya çalışıyor gibi. Ama bilemiyorum, belki de öyle bir şey söz konusu değildir. Belki de tamamen kendi hislerimi yansıtıyorumdur. Bir de şunu ekleyeyim: bu seriye dair çeşitli yorumlarda hep Ezra'nın Aria ile ilişkisi yüzünden hapse girdiğini duymuştum. Oysa kitapta hiç de öyle bir şey olmuyor. Şikâyet ediliyor, evi basılıyor, kapı kırılıyor, üstelik Aria ile yatakta yakalanıyor; ama Aria şikâyetçi olmadığı için Ezra'ya hiçbir şey olmuyor. Gerisini siz düşünün. Bir de Emily'nin ailesi durumu var... Aile korkunç derecede homofobik eylemler sergilerken Emily'nin bütün bunlara karşı o pasif, sıkıcı duruşu açıkçası okurken beni yerlerde yuvarlandırdı. Üstüne bir de ailenin gözü dönmüşçesine kendi kızlarının psikolojisini, hatta insanlığını hiçe sayması var. Emily'i güya "düzeltmek" adına yapılmayacak şey bırakmıyorlar; en sonunda da kızlarını evden atıyorlar. Ne kadar akıllıca. Kitabın sonlarına doğru heyecan öyle arttı ki yemeği karıştırırken bile bir yandan okumaya devam ettim. Kitapta o çok zeki sandığımız A'nın yaptığı ufak bir hata sayesinde Hanna neredeyse A'nın kim olduğunu ortaya çıkaracak gibi oldu. Tam o noktada işler kan donduran bir olayla (literally A'nın Hanna'yı arabayla ezmesi) tepetaklak gidiyor. Her incelemede değiniyorum, yine değineceğim; böyle cıvıl cıvıl kapaklara sahip kitapların içinde bu tarz kan dondurucu olaylar okumak beni her defasında şaşırtıyor. Her şey bir yana, bütün seri boyunca en sevdiğim karakter Hanna oldu. Ne kadar "mean girl" havalarında gezse de içinde empati yeteneği yüksek ve bir o kadar zeki bir genç kız olduğunu anlayabiliyorum. Her neyse, toparlamak gerekirse, bütün sırlarınızı bilen bir stalkerın yaşattığı gerilim her kitapta biraz daha artıyor. Ayrıca yine mükemmel olmasa da çeviri ve yazım hataları ilk kitaba kıyasla giderek azalıyor. Çevirmenin değişmesi iyi olmuş.
MükemmelSara Shepard · Martı Yayınları · 2018239 okunma
·
53 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.