Puan vermedi·144 syf.····Okunma: 16 Mayıs 2026 19:09 Herkese merhabalar
Bugün sizlere kalemi ile ilk kez tanıştığım @recepciftci.artist 'nin kaleminden çıkmış 𝐌𝐞𝐠𝐞𝐫𝐬𝐞𝐦 𝐠ü𝐧𝐞ş 𝐡𝐞𝐩 𝐛𝐚𝐥çı𝐤𝐥𝐚 𝐬ı𝐯𝐚𝐧ı𝐫𝐦ış kitabı ile geldim..
Tasavvuf, maneviyat ve Kur’an ayetlerine alışılmışın dışında; daha derin, sembolik ve sorgulayıcı bir pencereden bakmak isteyenler için oldukça farklı bir eser...
“Göz dehşetle açıldığı, ay tutulduğu, güneşle ay birleştirildiği zaman:” (Kıyamet, 75/7-8-9)
Ay, geceyi aydınlatan küçük ışıktır. Ay tutulmasında Güneş, Dünya ve Ay aynı hizaya gelir. Güneş ile Ay arasına dünyanın girmesiyle Güneş’ten Ay’a giden ışınlar, Dünya tarafından kesilir. Böylece Ay yavaş yavaş örtülerek ışığı azalır. Bu ayette Dünya’yı insan, zihni Ay, hakikati Güneş olarak ele alırsak insan, zihnini yani Ay’ı arkasına alıp hakikat güneşine bakmaya başladığı zaman zihninin ışığı tıpkı Ay tutulmasındaki gibi sönmeye başlar. Ve güneş ( hakikat) ile Ay (zihin) birleşir. Bu birleşme, en büyük kıyamettir: Benlik erir, öz açığa çıkar.
Şu ayete yaklaşıma bakar mısınız gerçekten çok derin ve ruhsal bir bakış
Bu kitap bana klasik bir dini anlatımdan çok, insanın kendi içine yaptığı uzun ve yorucu bir yolculuğu hissettirdi. Okurken şunu fark ettim; yazar ayetleri yalnızca görünen anlamlarıyla değil, insanın “batın” dediğimiz iç dünyasına dokunan yönüyle ele alıyor. Zaten kitabın en dikkat çekici tarafı da burada başlıyor. Çünkü anlatılan şey sadece bir bilgi değil, insanın kendi egosu, korkuları, boşlukları ve hakikatiyle yüzleşmesi.
Recep Çiftçi’nin yaklaşımında belirgin şekilde ezoterik ve tasavvufi bir bakış hissediliyor. Çünkü anlatılan şey sadece din değil; insanın varoluşu, bakış açısı, nefsine yenilişi ve ruhuyla kurduğu bağ. Belki de bu yüzden herkese aynı şekilde hitap etmeyebilir. Çünkü bu kitap biraz hazır olmayı, biraz da alışılmış düşüncelerin dışına çıkmayı gerektiriyor.
#reklamdegildir
#leylanınkitapları