·320 syf.··Beğendi
···Okunma: 21 Mayıs 2026 18:00 İsimsiz, yaşça büyük müzisyen bir baskarakter ve onun evine fasulye almaya gelen kimliği belirsiz konuğuyla kitap başlıyor. Ardından müzisyenin monoloğuyla baskarakterin çocukluğu, savaşın ondaki etkileri,gençliği, tutkuları,mesleği, saksafon çalmayı seçme sebepleri, hayatı sorgulayislari, yetişkinliği hakkında bilgi sahibi oluyoruz. Anlatırken bazen bazı anlaticilar çok konuşsalar bile dinlemekten sıkılmayíz hatta daha da anlatsınlar isteriz ya hani bizim ana karakter de böyle bir adam. Konuğuyla fasulye ayıklarken anlatıyor da anlatıyor. O anlattıkça ne anlatıcak, sonra ne olucak diye sayfa sayfa insanın kitabı okuyası geliyor. Bunda çevirmen Neşe Taluy Yüce'nin etkisi de büyük. Çünkü müzisyenin monologta duygusunu, düşüncesini,mizacíní ve mizahını doğru kelimelerle öyle güzel bize yansıtmış ki bizi sıkmıyor, kitaba çekiyor. Sonra bi bakmışsıniz kitap bitmiiiiiş