~Uysal Kız
Çeviriden mi kaynaklı yoksa kitabın soyutluğundan mı kaynaklı tam çözemedim ama kitap çok ince olmasına rağmen beni bir tık yordu desem yalan olmaz :)
Kitapta hikaye boyunca anlatıcının karısıyla olan ilişkisi, yaptığı hatalar ve olaylardan sonra yaşadığı vicdan hesaplaşması ele alınıyor. Özellikle sevgi ile sahip olma duygusunun birbirine karışması ve insanların bazen duygularını ifade edemediği için birbirini nasıl kırabildiği çok çarpıcı şekilde anlatılmıştı. Kitabı okurken en etkileyici şeylerden biri, anlatıcının sürekli kendi içinde konuşması ve olayları anlamlandırmaya çalışmasıydı; bu durum karakterin çaresizliğini daha gerçek hissettiriyordu (bazı yerlerde ise çok fazla konuştuğu için okuru hikayeden koparıyor orası ayrı). Dostoyevski’nin dili ağır bir duygu taşısa da insanı düşünmeye iten bir tarafı var. Kısa olmasına rağmen yalnızlık, gurur, iletişimsizlik (özellikle de bu) ve pişmanlık üzerine uzun süre akılda kalan bir roman bence. Okumak isteyenlere bu yayından değilde çevirisi daha iyi olan yayıncılardan okumalarını tavsiye ederim, şimdiden keyifli okumalar :)
Fyodor Dostoyevski