Puan vermedi·368 syf.····Okunma: 09 Mayıs 2026 02:34 Yalancının Krallığı ~ Christina Calella
.
Masal uyarlamalarını sever misiniz? Ben bayılırım!
Kitabın Külkedisi uyarlaması olduğu çok belli zaten ama bu kitap çok daha ötesindeydi. Masum Külkedisi yerine yalancı biri vardı. Farklı, zekice ve perilerle dolu bir uyarlama okuyoruz.
Yalancı bir prenses ve yüz körü bir prensimiz var burada. Tabii bir de prensin yakın arkadaşı Maxim.
El zalim üvey annesi ve iki üvey kardeşinin kölesi gibiydi. Evde gördüğü muameleden bıkmıştı. Prens Bayard elinde camdan bir ayakkabıyla eve geldiğinde o ayakkabının kurtuluşu olacağını tahmin etmemişti. Bahsedilen prenses olmadığını en iyi kendisi biliyordu. Baloya gitmemesine rağmen bu evden kurtuluş şansını kaçırmamak için prensin dans ettiği o kız olduğunu kabul etmişti. Prens ve yakın arkadaşıyla kraliyet sarayına doğru yola çıkması çok hızlı oldu.
Kitabın başından beri Bayard gözümde inanılmaz minnoş biriydi. Özellikle Ell konusundaki tavrı ve insanların yüzünü hatırlama konusundaki sıkıntısını çözdükçe daha çok sevdim. Diğer yanda Maxim benim için büyük bir soru işaretiydi. Sevmek, etkilenmek ve şüphe duymak arasında savruldum. Üstelik Ell’in yalan söylediğini düşünen bu adam bizim için bir tehlike olabilir miydi?
Çünkü krallığa gidip kralla tanışıp aile konularına şahit oldukça boşlukta kalan yerler ve peri sorunları ortaya çıkmaya başlamıştı. İnanılmaz heyecanla okudum. yalancı bir Külkedisi okumak çok farklıydı ve cidden aşırı keyif aldım. Perilerin dahil olması, anlaşmalar, sırlar ve kötülüğün vücut bulmuş hali olan karakterlerle oldukça heyecanlı bir kitaptı. Özellikle iki küçük dostumuz, Ermengarde ve Jacques detayları çok tatlıydı. Biri için hüzünlü şeyler yaşamış olsak da…
Yalanlar, sırlar, entrikalar ve affedilişle dolu keyifli bir kitaptı. Tek kitaplık masal uyarlaması olan bir fantastik arıyorsanız kesinlikle okumalısınız.
“Çünkü seni tanıyorum,” diye tersledi Maxim. “O kapı aralığında, o küstah, sinir bozucu derecede mavi gözlerini kısıp bana baktığından beri, senin içinde kendimi gördüm. Senin içinde Bayard’ın göremediği, ısıran bir taraf var. Eğer görebilseydi sevemeyeceği bir taraf.”