Örümceğin Ağıdı ~ Zeynep İzem
.
Beklediğimden çok daha fazla heyecanlanarak okuduğum o kitapla geldim. Ve çok acil devamına ihtiyacım var!
Dünya uzun zamandır abilerinden uzakta yaşamak zorundaydı. Zor bir çocukluk geçirmiş ama üç abisine olan sevgisiyle güçlü kalmıştı. Ama yıllardır abileri onun hayatını korumak için yurt dışında kalmasını istiyordu ve asla Türkiye’ye gelmesine izin vermiyordu. Kızımız kaçarak gelmeye çalışsa da hep yakalanmıştı. Şimdi ise en büyük abisi Kayahan’ın evleneceğini ve o düğüne gelemeyeceğini duymak onu asla durduramazdı. Arkadaşının kimliğiyle ülkeye girip sırf abileri onu bulamasın diye düşmanları Eymir Valen’in otelinde kalıyor. Kılık değiştirmiş bir şekilde otele yerleşen kızımız ilk anda Eymir ile karşılaşıp birden kendini olayların içinde buluyor. Abileri Kayahan ve Özgür’ün onu bulması, Eymir’in kim olduğunu bilmediği ama Küçük Köstebek dediği kadına karşı tavrı derken ilk sayfalar aktı gitti. Abilerinin koruma iç güdüsüyle yanlış kararlar verdiğini düşünüyordum ki bir noktadan sonra yaptıklarına inanamadım. Resmen şeytan olarak gördüğüm bir adamdı Kayahan. Özgür ise onun çırağı modunda, korkak bir adamdı ve kız kardeşlerine yaşattıkları şeyi asla affedemeyeceğim.
Dünya’nın cesur ama kırılgan, güçlü ama parçalanmış halleri kalbime çok dokundu. Geçmişte yaşadıklarını minik minik öğrensek de günümüzde olanlar, acıya karşı hissettikleri ya da hissedemedikleri, yaşadığı hayal kırıklıkları onu Eymir ve ailesiyle yakınlaştırıyor ama bu evrende her şey bizi diken üstünde tutuyor.
Ortanca abimiz Atahan ve Eymir’in en yakınlarından olan Oflaz favorimdi dostlar. Çekirdek çitleyip dedikodu yapma modunda olmasına bayıldım! Ama en çok Eymir sonlara doğru biraz kalbimi kırsa da ilk andan itibaren tuzak olduğunu düşündüğü anlarda bile yaptıkları, Dünya’ya sunduğu teklif ve kitabın sonlarında derinlerine indiğimiz geçmişiyle oldukça doluydu.
Tayanç damarıma basan biriydi ve onunla ilgili duygu geçişlerim bayağı yoğundu.
Biraz karanlık mafya dünyası, biraz anlaşmalı evlilik, bolca travma barındıran bir kitaptı. İkinci kitap tam bir ihtiyaç!
“Çok fena titriyorsun, köstebek,” diye fısıldadı Eymir. “Kollarımda olduğun için mi?”