İnceleme özeti: (zayıf-orta-iyi-çok iyi-süper)
Hikâye: Giriş: iyi. Gelişme: iyi. Son: iyi
Karakterler: Çok iyi
Edebiyat: Çok iyi
Kurgu: İyi
Atmosfer: Çok iyi
İz bırakma: İyi
Yazarın diğer kitaplarını da okuma dürtüsü: İyi
Sayfa Düzeni: İyi
Kapak:Çok iyi
Redaksiyon: Çok iyi.
Doğal bir beceriyle hayal edilmiş, kusursuzca kurgulanmış, olaylar ve karakterler herkesin anlayabileceği bir biçimde canlandırılmış dikkate değer bir fantastik roman. Yazar, ki hakkında bilgi bulamadım ve sanıyorum ilk eseri, çok sade, çok anlaşılır bunun yanında derdini iyi anlatan güzel cümleler kullanmış, ortaya iyi bir edebiyat eseri çıkmış.
Edebiyat anlamında eli yüzü düzgün bir roman demiştik, yine de okuma yaparken yan karakterlerin çokluğu, bunların konuya katkısı olsun olmasın detaylıca işlenmesi ve muhtemelen bunlarla bağlantılı gereksiz uzatılmış kısımlar can sıkıcı olabiliyor, buna rağmen cinler, insanlar ve yozlaşmışlar adı verilen üç türlü zeki varlık grubunun birbirleriyle olan ilişkilerini de az kahramanla ve az olayla yazmanın neleri eksilteceğini hesap etmek gerekir tabii. Sonuçta 668 sayfalık kalın bir kitap bu.
Tam bu noktada yazarın hakkını vermemiz gereken bir husus var; bir sürü karakter, bir sürü şehir, bölge ve kavim adı seçerken fonetiği düzgün, kulağa hoş gelen sözcüklerin seçilmesi büyük başarı. O sözcüklerin başka dillerde karşılığı olmadığını, kullanılmadığını yazarın hepsini türettiğini varsayarak söylüyorum. (Elon gibi bir iki istisna hariç)
Asiler devlet düşmanı mıdır yoksa vatansever oldukları için mi asidirler gibi bir temanın üzerine kurulduğunu düşündüğüm bu eserin bende en çok iz bırakan özelliği atmosferiydi. Sinematik bir anlatıdan bahsediyorum ve bu konuda yazarın hayal gücü takdire şayan. Ne var ki altı yüz küsur sayfalık bu upuzun hikâye bittiğinde henüz hiçbir şeyin başlamadığını sadece olaylara, kahramanlara, mekanlara ve sosyal hayata giriş yaptığınızı düşündüren kurgusunda merak unsuru bir parça zayıf kalmış, önsözden aldığım kadarıyla yazar, yedi kitaplık bir seri planlamış, gayet iddialı bir hedef, ikinci kitabı merak ettirecek, dört gözle bekletecek bir son bölüm hikâyesi olmasını isterdim. Şart mıydı tartışılır, keza yer altı cinlerinin dünyasına girdiniz mi çıkması biraz zor, altı yüz küsur sayfadan sonra artık siz de o dünyanın bir parçası oluyorsunuz ve ikinci kitabı es geçme ihtimali düşük.
Salt fantastik bir kitap olmadığını belirtmeliyim, yanında felsefe, simya ve siyaset var. Bu özelliğiyle doyurucu bir okuma vadediyor. Herkes fantastik sevmez, o yüzden belirtme ihtiyacı duydum.
Sonuç itibariyle Türk edebiyatının yüz akı sayılabilecek bir eser olmuş.