Gönderi

Atom ve molekülden ilk hücrelerin nasıl oluş­muş olabileceği
Hakkında bile bir fikir sahibi olabiliyoruz. Ama acaba hisseden ilk canlı hangisiydi; evrimin hangi aşamasında fe­nomenal iç yaşantısı olan düzenli maddi sistemler (doğal canlılar) ortaya çıktı diye sorarsak, hiçbir yanıtımızın olmadığını görürüz. Bizim­le satranç oynayan bilgisayarımızın bir iç yaşantısı olmadığını ner­ den biliyoruz? Kısacası fenomenal bilinç bilinen başka hiçbir can­lılık olayına benzememekte, biyolojinin bilinen açıklamalanyla anlaşılamamaktadır.
Sayfa 164 - Metis·Kitabı okudu
Bilim/Felsefe
·
1.398 Gösterim
2 Yorum
Şüphesiz fenomenal bilinci açıklamanın en kolay yolu evrende maddi olmayan ikinci bir tözün daha bulunduğunu kabul etmektir. Kabaca ruh diyelim buna. İşte hisseden, algılayan şey budur, mad­di beynimiz değildir, diyebiliriz kolayca. Binlerce yıldır insanlar sorunu tam açılımıyla formüle edemeseler dahi fenomonal bilinci açıklamak için evrende böyle ikinci bir varlık tarzının daha olma­sı gerektiğini düşündü; dahası kendilerinin, kendim dedikleri şeyin aslında maddi olmayan bu ruh olduğuna inanmayı tercih etti. Ruh­lar olarak dolandık bu gezegen üstünde. Kolaycı bir açıklama ol­masının yanı sıra insanı rahatlatan bir tarafı da var bu tezin çünkü ölümsüzlüğü de vaat ediyor gibi. Eğer evrende gerçekten de ruhlar, yani maddi olmayan, ama maddi sistemler üzerindeki bazı etkile­ riyle kendini hissettiren oluşumlar varsa, bunlar niçin bilimin ko­ nusu olmasın? Bunları da doğanın bir parçası olarak ele almakta ne sakınca var? Bu noktada tutucu olmanın gereği ne? s.165
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.