Rüzgârlı bir sonbahar mevsiminde kırtasiyeden gümüş renkli paltolu ve kolunun altında çivit mavisi bir dosya taşıyan bir ayı çıkar. Burası bir ada ülkesi. Orman hayatını terk edip şehirdeki konforlu (!) yaşam için Şehir Yaşam Uyum Merkezi'ne gelerek (ŞYUM) vize almaya çalışan hayvanlar ülkesi. Kokarca, jaguar, tavşan, sincap, kanguru, porsuk, köstebek, devekuşu, lemur, papağan… birçok hayvan insanlar gibi şehirde yaşamaktadır. İyilik kahramanı, Bilge Ayı, elindeki mavi dosyayla belediye binasına girip hakkını arayacaktır. Çünkü mağarasını arayan ayı, gözlerine inanamaz; mağarasının ağzına döner kapılı koca bir belediye binası yapılmıştır artık.
Üstelik şehir kuralları gereği burada dolaşan bütün hayvanlar kıyafet giymek zorundadır. Şehirde yaşamanın kuralları vardır ve bu kurallar, böcekleri hiç sevmeyen Belediye Başkanı Arsima’ya aittir. Toprak, ağaç, mağara ve huzur; yerini beton, doğamıza uymayan kurallar ve kocaman binalara bırakmıştır.
İnsan ve doğanın mücadelesini hayvanlar üzerinden anlatan etkileyici bir eser… Doğa mı bize uymalı, biz mi doğaya uymalıyız? Dengeyi nasıl kurmalıyız? İşte, bu sarsıcı kitapta modern dünyada doğaya saygıyı ve doğayı korumanın önemini Gümüş Paltolu Ayı üzerinden etkileyici bir şekilde anlatıyor.
Bu kitapta;
Betonlaşan dünyada doğanın önemi
Haksızlığa karşı başkaldırı ve hak arayışı
Şehir hayatında doğanın yok oluşu ve duyarlılığın gerekliliği
Şehir yaşamının nasıl olması gerektiği
Modernleşen dünyada insan ve doğa arasındaki uyum
Zengin bir deyimler şöleni sizi bekliyor.
Gümüş Paltolu Ayı acaba mağarasını Belediye Başkanı Arsima’dan geri alabilecek mi?
Mizahi dili, sıra dışı karakterleri ve güçlü alegorisiyle bu kitap; aidiyet, yaşam alanı, umut ve özgürlük üzerine derin düşüncelere kapı aralıyor.