Puan vermedi·312 syf.····Okunma: 24 Mayıs 2026 20:45 Mahmut Yesari’nin Pervin Abla romanını okurken, dönemin İstanbul’unu ve insan ilişkilerini anlatan bir hikâyeden çok daha fazlasıyla karşılaştığımı hissettim. Kitap bittiğinde aklımda olaylardan çok karakterler kaldı. Çünkü Mahmut Yesari, bu romanda insanları kusurlarıyla, zaaflarıyla ve çelişkileriyle anlatmayı başarmış.
Benim için romanın merkezinde elbette Pervin Abla vardı. Onu okurken sadece bir karakter değil, çevresindeki insanların hayatlarına dokunan güçlü bir kişilik gördüm. Pervin Abla zaman zaman fedakâr, zaman zaman sert, zaman zaman da kırılgan yönleriyle bana gerçek bir insan gibi geldi. Bu yüzden onu tek bir sıfatla tanımlamak mümkün değil. Roman boyunca çevresindeki insanlarla kurduğu ilişkiler, karakterinin farklı yönlerini ortaya çıkarıyor.
Kitapta hoşuma giden şeylerden biri de karakterlerin idealize edilmemiş olmasıydı. Kimse tamamen iyi ya da tamamen kötü değil. Herkes kendi şartlarının, hayallerinin ve hatalarının içinde yaşamaya çalışıyor. Bu nedenle romanı okurken bazı karakterlere bir bölümde yakınlık hissederken, başka bir bölümde onlara kızdığımı fark ettim.
Mahmut Yesari’nin anlatımı oldukça akıcı. Özellikle insanların konuşmaları ve günlük hayatın ayrıntıları bana yapay gelmedi. Romanın yazıldığı dönemin sosyal yapısını hissetmek mümkün ama buna rağmen karakterlerin yaşadığı duygular bugün bile yabancı durmuyor. Aşk, fedakârlık, hayal kırıklığı ve aidiyet arayışı gibi temalar hâlâ güncelliğini koruyor.
Kendi adıma romanda en çok etkilendiğim nokta, insanların birbirlerinin hayatlarında ne kadar büyük izler bırakabildiğini göstermesiydi. Pervin Abla’nın varlığı sadece kendi hikâyesini değil, çevresindeki insanların kaderlerini de etkiliyor. Bu yüzden romanı okurken tek bir kişinin hikâyesini değil, birbirine bağlı hayatların hikâyesini okuduğumu hissettim.
Kitabı bitirdiğimde aklımda kalan şey büyük olaylar değil, karakterlerin yaşadığı duygulardı. Çünkü Pervin Abla, bana göre olaylardan çok insanların iç dünyasını anlatan bir roman. Bu yönüyle sadece bir dönem hikâyesi değil, insan ilişkileri üzerine yazılmış samimi ve etkileyici bir eser olarak hafızamda yer etti.