Hamza, bir solukta bunları düşünürken birdenbire durdu. Zira o, sevgisinde garezsiz değildi. Sevilmek, sevgisine mukabele görmek talebi değil miydi ki onu bir gölge gibi takip ediyor ve Hamza, daima, aşkının bir taraflı oluşundan muztarip oluyor, elem çekiyordu. Hamza‟nın Meryem‟in aşkına doğru akan müsbet ihtisasları, bu cürümle dondu kaldı. Şüphe yok ki aşkın azametine karşı bu bir cürüm, bir leke idi. İşte Hamza, bile bile aşkını, bu talep lekeleriyle beneklemekten, kirletmekten hali olmuyordu.
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.