Çok sevdiğim Domingo yayınevinin son romanlarından. Pek de güzel, hem çevirisi hem kurgusu. Film izliyormuş gibi hissettiren bir roman ve sonu itibariyle de şok eden. Orijinal adıyla “Birnam Wood” olan kitap Shakespeare’in Macbeth oyunundaki bir dizeden atıfla oluşturulmuş. Bunu ilk sayfadaki dizelerden de anlayabiliyoruz. Yeni Zelandalı Catton’un bu atıfı bence oldukça hoş. Buna ithafen bu başlığın seçimi ve yazarın üzerinde durmak istediği izlekler kitabın konusunu belirlediğini düşündürtüyor.
Kitabın konusuna gelirsek önce Mira tarafından oluşturulmuş verimli olacağını düşündükleri her alana kanundışı bir şeyler ekip biçmekle meşgul olan Birnam Ormanı topluluğundan haberdar oluyoruz. Daha sonra da Thorndike kasabasında meydana gelen bir heyelan sonucu kasabaya ulaşım kapanmıştır. Tabii bu durum Mira’nın dikkatini çekiyor ve bomboş araziler için rotasını Thorndike’ye çeviriyor. Kasabayı tanımaya giden Mira’yı orada hiç ummadığı bir yabancı karşılıyor: Robert Lemoine, kasabaya kıyamet için sığınak yaptığını söylemektedir. Robert’ın toprağı beraber işleyelim teklifi üzerine Mira grubu topluyor ve kasabaya bir süreliğine yerleşiyorlar. Bir zaman sonra aralarındaki güven sarsılmaya başlıyor ve kitabın sonlarına doğru herkesin kendi içerisindeki sırları gün yüzüne çıkmaya başlıyor. Kısacası, her karakterin kendi arzularının peşinden koşarken nasıl da başka bir karaktere dönüşebiliyor oluşunu gözler önüne seren bir hikaye okuyoruz.
Kitap Yeni Zelanda’da geçiyor. Yazarın da oralı olmasının haliyle kurguda büyük bir payı vardır diye düşünmemek kaçınılmaz oluyor. Kendi fikrini belirtmek isterim ki bu fikir baya hoşuma gidiyor. Ben de
bir kitap yazsam herhalde memleketimi veya yaşadığım şehri hikayenin içine katarak kurgulardım. Benden de oraya ait bir parça kalsın diye düşünürdüm.
Oldukça merak uyandırıcı, okumayı diri tutan bir kurgu. Sürekli sonunda ne olacak kuşkusunu sevenlerin okurken keyifli vakit geçireceği kesin; keza ben keyifle bitirdim.