·152 syf.····Okunma: 26 Mayıs 2026 14:42 Bazı kitaplar bir hikâye anlatmaktan çok, sanki bize ait olmayan bir hatırayı omuzlarımıza bırakır. Sabahın Üçü tam olarak böyle bir kitaptı benim için. Marsilya’da geçen iki uykusuz gece boyunca bir baba ile oğul; sokaklarda, barlarda, eski suskunlukların içinde dolaşıyor. Başlangıçta yalnızca tıbbi bir zorunluluk gibi duran bu yolculuk, zamanla yıllardır ertelenmiş bir yüzleşmeye dönüşüyor.
Gianrico Carofiglio abartılı duygulardan özellikle kaçınıyor. Büyük hesaplaşmalar ya da dramatik kırılmalar yok burada. Her şey çok sessiz, çok kontrollü ilerliyor; tıpkı gece üçte uzaktan gelen bir caz melodisi gibi. Belki de bu yüzden fazlasıyla gerçek hissettiriyor. Çünkü bazı ilişkiler büyük cümlelerle değil, aynı yorgunluğu paylaşınca, savunmalar düşünce ve nihayet birbirini gerçekten görünce değişiyor.
Kısacık ama bittikten sonra bile insanın içinde uzun süre kalan, melankolik ve zarif bir roman. Kesinlikle okuyunuz efendim...