kitabı yeni bitirdim ve söyleyebileceğim ilk şey, gerçekten manipülatif karakterlerle dolu olduğuydu. hikâye boyunca hangi gerçeğin gerçekten doğru olduğunu, hangi yalanın çarpıtılmış bir hakikate dönüştüğünü anlamak çok zor. zaten kitabın en rahatsız edici ama bir yandan da en etkileyici tarafı buydu bence. sürekli bir şüphe hissi yaratıyor ve kimseye tamamen güvenemiyorsunuz.
verity’nin anlattıklarına pek inanabildiğimi söyleyemem ama diğer karakterlerin tamamen masum olduğunu düşünmek de bana çok mantıklı gelmiyor. herkesin olayları kendi tarafından şekillendirdiği bir atmosfer vardı. bu yüzden kitap boyunca kesin bir doğruya ulaşamadım.
bazı sahnelerin gereğinden fazla uzatıldığını düşündüm. özellikle belli kısımlar tekrar etmeye başlayınca hikâyenin etkisi biraz değişmiş gibi hissettirdi. yine de kitap inanılmaz akıcıydı; gerçekten bir çırpıda bitti. abartıldığı kadar var mı hâlâ emin değilim ama yazarın klasik, fazla romantik kitaplarına kıyasla çok daha başarılı buldum.