Gönderi

Puan vermedi·268 syf.··
Beğendi
·
2026 52. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2026 21:56
Selam. Bu ayın bir diğer okuduğum kitabı Orhan Pamuk'tan “Benim Adım Kırmızı” adlı romanı oldu. 1500'lü yıllarda geçen roman, tarihi-polisiye türünde, yine Doğu-Batı senteziyle harmanlanan bir kurgunun içinde buluyoruz kendimizi. Nakkaşlık sanatının incelikleri, kuralları ile birlikte bir cinayet katilinin de izinin peşini sürüyoruz aynı zamanda. Yıllardır Şeküre'ye aşık olan teyzesinin oğlu Kara, Enişte bey (Şeküre'nin babası) tarafından çağrılır. Enişte Bey'e Padişahın buyruğuyla gizlice yapılmasının istendiği bir resimden söz edilir. Resim frenk (Batı) usulü ile yapıldığı denilerek insanların diline düşer. Haliyle nakkaşlardan Zarif efendi ise kendisinin de katkısını bulunduğu resme şüphe duymaya başlar. Arkadaşına açtığı bu sırla diğer nakkaşların da öğrenmesinden korkan arkadaşı namı-diğer katil, Zarif efendiyi öldürür. Hem ölenin, hem katilin, hem hayvanın, hem kırmızı rengin, hem cansız maddenin misal paranın da konuşabildiği, hatta bir hikâye bile anlattığı çok çeşitli anlatıcısı vardır romanın. Ve bu hikâye de peşinde olduğumuz katilin kim olduğunu öğrenmek, iki oğul sahibi Şeküre ve Kara'nın entrika dolu yarım kalan aşklarının nasıl sonuçlanacağını görmek ve nakkaşlık sanatının meziyetlerini anlayabilmek, kurguda en merak edilenlerdi. Hep bir arayış içinde ilerleyen, nakkaşlığa dair ilgiyle bilgi sahibi olabileceğimiz, başından sonuna kadar ilgiyi diri tutar roman. Bu defa çok tatmin edici ve verimli bir okuma oldu. #kitapalıntıları &Ben doğmadan önce arkamda sınırsız bir zaman vardı. Ben öldükten sonra da, bitip tükenmeyecek bir zaman! &Nakış aklın sessizliği, gözün musikisidir.
Edebiyat - Roman - Tarih
Benim Adım KırmızıOrhan Pamuk · İletişim Yayınları · 199820bin okunma
·
30 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.