Franz Kafka /Milena’ya Mektuplar
Kuşkusuz ki sadece aşk mektuplarından ibaret bir değerleme değildir, aynı zamanda psikolojik derinliği olan mektuplardır
Daha çok Kafkanın korkularını, bağımlılıklarını, yalnızlığını ve anlaşılma arzusunu açığa vurduğu , Kafkanın derinliklerine doğru içsen bir yolculuktur
Kitapta Franz Kafka’nın, gazeteci ve çevirmen Milena Jesenská’ya yazdığı mektuplar yer alır.
Milena sıradan bir “ilham perisi” değildir.
Kafka onun için:
Kafkayı anlayan,onun ruhunu görebilen,
evli ve yaşça kafkadan küçüktür , ama maske kullanmamayı başabilen biridir
Milan’a mektuplar, Kafkanın yazmış olduğu, dava ve dönüşüm gibi kitapları daha iyi yalnız hissetmemizi sağlıyor , çünkü bu kitapların alt metinlerini rahatlıkla görebiliyoruz bu kitaplara konu olan durumlar buraya da da net bir şekilde yansıyor
Örneğin, dönüşüm kitabındaki yabancılaşma konusu
Mena mektuplarda da Kafka kendisini dünyaya ait hissedemez.
Mektuplarda:
* ailesine,
* topluma,
* işe,
* bedene,
* hatta aşka bile yabancı olduğu görülür.
Kafkanın ruh halini içinde yaşadığı hezeyanları, işe çevreye yabancılaşma durumu da net şekilde yansır
Kafka ve Milan’a fiziksel olarak çok fazla yan yana gelmezler, bu yüzden de kitap kitapta bir olay örüntüsü yoktur, olay örüntülerinden daha ziyade, mektuplarda işlenen
duygu akışı,
* düşünce çatışmaları,
* korkular,
* özlem,
* suçluluk ve kırılganlık gibi temalar daha ön plandadır
Bunların haricinde işlenen bir temada ölüm temasıdır, çünkü Kafka verem hastasıdır
Bu durumda metine şöyle yansımıştır
ölüm fikri mektupların üzerinde sürekli dolaşır.
Bu yüzden aşk bile onda tam bir mutluluk yaratmaz; çünkü:
* geçiciliğin,
* kaybın,
* ölümün farkındadır.
Kısaca kitabı Kafkay’yı anlama kılavuzu diyebiliriz
Psikolojik Açıdan değerlendirdiğimizde
Kafka’nın mektuplarında:
* yoğun kaygı,
* özgüvensizlik,
* aşırı öz eleştiri,
* terk edilme korkusu,
* yakınlık korkusu görülür.
Modern psikoloji açısından bakıldığında:
* bağlanma kaygısı,
* kaçınmacı yakınlık,
* varoluşsal depresyon
özellikleri dikkat çeker.
Kafka sevgi ister ama sevginin ağırlığını taşıyamaz.
Ve Kafka bunlarla genelde yazarak baş etmektedir
Bu yüzden de Kafka için yazmak yalnızca bir uğraş değildir; var olabilmenin tek yoludur.
Mektuplarda şunu hissedersin:
* konuşurken eksik kalan biri,
* yazarken gerçek benliğine ulaşır.
Bu nedenle Milena’ya yazdığı mektuplar aynı zamanda Kafka’nın kendi içine psikolojik yolculuktur .