Gönderi

Love Me If You Dare
Jeux d'enfants, çocukken atılan bir tohumun, yetişkinliğin tüm sahteliği içinde nasıl zehirli bir ağaca dönüştüğünün hikâyesidir. O şeker kutusuyla başlayan oyun, sadece bir oyuncak değil; Julien ve Sophie’nin dünyayla aralarına ördükleri, dışarıdakilerin asla anlayamayacağı bir kader antlaşmasıydı. Yıllar geçip hayat onları ayırdığında, ikisi de başkalarıyla evlenerek o "normal" hayatın konforuna sığınmayı denediler. Ancak o sahte evlilikler, sadece oyunun bir parçası olan birer illüzyondan ibaretti; birbirlerinden ayrı kaldıkları her an, ikisi için de ruhsuz birer cehennemdi. Toplumun onlara dayattığı düzenin içinde, aslında sadece birbirlerine dönmek için birer "kaçış bileti" arıyorlardı. Yıllar sonra tekrar karşılaştıklarında, tüm o yaşanmışlıklar, o acı dolu ayrılıklar ve o sahte hayatlar, aslında sadece nihai sona giden yolu döşeyen taşlardı. Onlar birbirlerini bulduklarında, artık geri dönüşü olmayan bir noktadaydılar. Artık toplumun kurallarına, yaşanacak yarınlara veya dünyevi hiçbir şeye yer kalmamıştı. Ve o final: Birbirlerine kavuştukları o an, aslında birbirlerinden ebediyen kopmamak için dünyayı terk etme kararıydı. Betonun altına, o taze harcın içine gömülmek; onların gözünde ne bir ölüm ne de bir teslimiyetti. Bu, aşklarını zamanın, yaşlanmanın ve dünyanın tüm yıpratıcılığından kurtarıp "donmuş bir ana" hapsetmekti. Onlar betonun altında birbirlerine kenetlendiklerinde, artık ne ayrılık vardı, ne sahte evlilikler, ne de oyunun bittiği bir yarın. Bu film, aşkın en radikal ve en karanlık imtihanıdır: İnsan, sevdiğiyle birlikte sonsuza dek kalabilmek için dünyadan vazgeçebilir mi? Julien ve Sophie, betonun altında çürüyerek değil, birbirlerine mühürlenerek ölümsüzleştiler. Onlar, oyunun sonunda birbirini bulan değil, oyunu ebediyen yaşatmak için kendilerini betonun soğukluğunda eriten iki ruh olarak kazandılar.
·
27 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.