Bazı şiir kitapları vardır; okursunuz ve biter. Bazılarıysa içinizde uzun süre konuşmaya devam eder. İbrahim Tenekeci’nin “Üç Köpük”ü tam olarak ikinci türden bir kitap oldu benim için. İncecik bir kitap olmasına rağmen insanın içine ağır ağır çöken bir tarafı var. Sanki şair bağırmadan, gösteriş yapmadan, yalnızca kalbinizin en sessiz yerine konuşuyor.
Tenekeci’nin şiirlerinde en çok sevdiğim şey şu oldu: acıyı bile zarif bir dille anlatması. Hüzün var ama karanlık değil; kırgınlık var ama öfkeye dönüşmüyor. Her dize insanın içinden geçen ama tarif edemediği duygulara benziyor.
“Canımın berisindeki yangından
Kaçırabildiğim tek şeyi
Elleri açık düne vermedim inadımdan.”
Bu dizeleri okurken insanın geçmişe karşı verdiği o sessiz savaşı hissettim. Hepimizin kaybetmekten korktuğu bir şey vardır; bir anı, bir insan, bir his… Şair burada yalnızca bir cümle kurmuyor, insanın içine sakladığı son şeyi anlatıyor sanki. Bazen sırf unutmadığımız için ayakta kalıyoruz.
“Gidenleri öp benim için, çünkü benim
Ceylan bakışlı bir kırlangıçtan
Bile mahcup ruhum var.”
Bir insanın kırılganlığı ancak bu kadar ince anlatılabilirdi sanırım. “Mahcup ruh” ifadesi günlerdir aklımda. İnsan bazen dünyaya bile çekinerek bakıyor; sevdiği insanlara, geçmişine, kendine… İşte o utangaç kalp hâli bu dizelerde yaşıyor resmen.
“Mutluyum, çünkü yenilmeseydim
Ey hırs, ben senin ürkek ülkenim
Diye bitmeyecekti şiirim.”
Belki de kitabın en vurucu tarafı buydu: yenilgiyi bile insanı olgunlaştıran bir şeye dönüştürmesi. Kazanmak değil, kırılmak büyütüyor bazen insanı. Şair bunu çok sade ama çok derin söylüyor.
Ve şu dizeler…
“İçimden dedim, beraber yürüyelim olur mu…”
Bir şiir bazen sadece bir cümledir ama insanın bütün yalnızlığına dokunur. Bu kitap bana tam olarak bunu hissettirdi. Sanki modern dünyanın gürültüsü içinde birisi sessizce omzunuza dokunup “yoruldun biliyorum” diyor.
“Üç Köpük”, hızlı okunacak bir kitap değil. Her şiirden sonra durup düşünmek, bazı dizeleri tekrar tekrar okumak istiyorsunuz. Bitince de insanda garip bir boşluk kalıyor. Çünkü kitap sona eriyor ama şiirler bitmiyor; insanın içinde yaşamaya devam ediyor.
Keyifli okumalar...