Ülkü Demiray’ın Cümbezin Kızı kitabı. Kıbrıs’ta İngiliz sömürgesi döneminde Araplara satılan 9 bin kız çocuğunun hikâyesini tek bir kadının ağzından anlatıyor. Ama okurken o tek kadının değil, susturulmuş binlerce kadının sesini duyuyorsunuz.
Savaşlarda ve savaşların sonuçlarında en büyük zararı her zaman kadınlar ve çocuklar görüyor. Yıllar geçiyor, ülkeler ve savaşların adı değişiyor ama bu gerçek hiç değişmiyor. Kitap bunu insanın yüzüne çok gerçekçi ve sarsıcı bir şekilde çarpıyor.
Eser sadece bir kadın hikayesi değil. Unutulan tarihe, sosyal olaylara kızlarımızın çığlıkları arasından bakış. Göç, kayıp, hayatta kalma mücadelesi… Kısa sürede okunabilecek bir kitap ama etkisi uzun süre kalıyor.
Hayalet gelinlerin ruhları şad olsun.
“Yazgımı sevmesemde tutunmayı öğrendim”