·216 syf.····Okunma: 29 Mayıs 2026 00:00 Uzun zamandır okumayı ertelediğim kitaplardan biriydi Veronika Ölmek İstiyor. Daha küçükken ismini duyduğumda sadece “depresif bir kitap” gibi düşünüyordum sanırım. Ama şimdi, bazı duyguları gerçekten yaşayarak okuduğumda, kitabın verdiği his tamamen başka oldu.
Okurken kendimi birçok yerde Veronika’ya, kitaptaki düşüncelere ve hatta karakterlerin korkularına yakın hissettim. Özellikle insanın içten içe yaşadığı boşluk hissi, sürekli aynı döngüde sıkışmış gibi hissetmesi ve bazen yaşamanın ağırlığından yorulması… Bunları kitapta görmek bana yalnız olmadığımı hissettirdi. Dünyada herkesin bir noktada benzer karanlık düşüncelerden geçebileceğini görmek garip bir şekilde rahatlatıcıydı.
Sanırım bu kitabın beni en çok etkileyen yanı da buydu. Sürekli “iyi olmalısın”, “güçlü olmalısın” diyen bir bakış yerine insanın kırılmış taraflarını olduğu gibi göstermesi. Bunu yaparken de sadece karanlıkta bırakmıyor; yaşamanın küçük şeylerle bile yeniden anlam kazanabileceğini hissettiriyor.
Gece Yarısı Kütüphanesi dahil olmak üzere okuduğum birçok kitaptan daha fazla etkiledi beni. Çünkü bu kitap bana sadece bir hikâye anlatmadı gibi hissettirdi. Daha çok, uzun süredir kafamın içinde duran ama kelimeye dökemediğim bazı duyguları yüzüme vurdu.
Bazı cümlelerin altını çize çize okudum. Bazı sayfalarda durup uzun uzun düşündüm. Kitap bittikten sonra bile etkisi hemen geçmedi. Hâlâ aklımda dönüp duran yerleri var.
İyi ki doğru zamanda okumuşum dediğim kitaplardan biri oldu gerçekten.