Bir Devrin Son Sultanı : 2. Abdülhamid
Puan vermedi·376 syf.··
2026 9. kitabı
Vahdettin Engin’in “Bir Devrin Son Sultanı II. Abdülhamid” isimli eseri, Osmanlı Devleti’nin en çalkantılı dönemlerinden birini anlamak için önemli kaynaklardan biridir. Kitap, Sultan II. Abdülhamid Han’ı yalnızca siyasî bir şahsiyet olarak değil, aynı zamanda devletin dağılma sürecinde ayakta kalmaya çalışan bir hükümdar olarak ele almaktadır. Eser boyunca hissedilen en önemli şey, Abdülhamid Han’ın omuzlarında taşıdığı ağır devlet yüküdür. Çünkü o tahta geçtiğinde Osmanlı Devleti artık eski kudretinden uzaklaşmış, içeriden ve dışarıdan büyük baskılar altına girmişti. Kitapta özellikle dikkatimi çeken nokta, Sultan Abdülhamid’in devlet yönetimindeki sabrı ve siyasî zekâsıdır. Avrupa devletlerinin Osmanlı üzerindeki planları, içerideki karışıklıklar ve ekonomik sıkıntılar anlatılırken padişahın nasıl bir denge siyaseti yürüttüğü açık şekilde görülmektedir. Özellikle İngiltere, Rusya ve Fransa gibi devletlerin Osmanlı toprakları üzerindeki hesapları karşısında Abdülhamid Han’ın mümkün olduğunca devleti ayakta tutmaya çalıştığı anlaşılmaktadır. Toprak kayıpları meselesi de kitapta önemli yer tutmaktadır. Osmanlı Devleti’nin Balkanlar’da yaşadığı çözülme, Mısır üzerindeki İngiliz etkisi ve Arap coğrafyasındaki sıkıntılar devletin ne kadar zor bir süreçten geçtiğini göstermektedir. Ancak kitapta dikkat çeken husus, bütün bu kayıpların yalnızca Abdülhamid dönemine bağlanamayacağıdır. Çünkü devletin gerileme süreci ondan çok daha önce başlamıştı. Sultan II. Abdülhamid, aslında dağılmaya yüz tutmuş bir devleti mümkün olduğunca uzun süre ayakta tutmaya çalışan bir hükümdar görünümündedir. Eserde en etkileyici bölümlerden biri ise Abdülhamid Han’ın tahttan indirilme sürecidir. 1909 yılında gerçekleşen bu olay, bana göre yalnızca bir taht değişikliği değil, aynı zamanda Osmanlı siyasetinde büyük bir kırılmadır. Kitapta İttihat ve Terakki’nin yükselişi, 31 Mart Vakası ve sonrasında yaşanan gelişmeler ayrıntılı şekilde ele alınmaktadır. Abdülhamid Han’ın tahttan indirilmesi birçok tarihçi tarafından bir darbe olarak değerlendirilmiştir. Çünkü devletin başındaki padişah, askerî ve siyasî baskılar sonucunda görevden uzaklaştırılmıştır. Benim dikkatimi çeken en önemli yorumlardan biri şudur: Sultan Abdülhamid Han aslında isteseydi tahtta kalabilirdi. Çünkü hâlâ ona bağlı önemli askerî güçler ve halk desteği bulunuyordu. Fakat o, devlet içinde büyük bir iç savaş çıkmasını istememiştir. Müslümanın Müslümana silah çekmesini engellemek için daha sakin bir yol tercih ettiği hissedilmektedir. Bu yönüyle onun yalnızca bir hükümdar değil, devletin kan dökülmeden ayakta kalmasını isteyen bir siyaset adamı olduğu anlaşılmaktadır. Kitapta Abdülhamid Han’ın eğitim, istihbarat, demiryolu ve iletişim alanındaki çalışmaları da anlatılmaktadır. Özellikle Hicaz Demiryolu projesi, onun İslam dünyasını bir arada tutma düşüncesinin önemli örneklerinden biridir. Ayrıca modern okullar açtırması ve devlet kurumlarını güçlendirmeye çalışması da dikkat çekmektedir. Buna rağmen uzun yıllar boyunca bazı çevreler tarafından yalnızca “istibdatçı” bir padişah gibi gösterilmesi, tarihî tartışmaların ne kadar karmaşık olduğunu ortaya koymaktadır. Sonuç olarak Vahdettin Engin’in bu eseri, Sultan II. Abdülhamid’i tek taraflı bir bakış açısıyla değil, dönemin şartları içinde değerlendirmeye çalışan başarılı bir çalışmadır. Kitap, okuyucuya sadece bir padişahın hayatını değil, aynı zamanda çöküş sürecindeki bir imparatorluğun mücadelesini de göstermektedir. Bana göre eser, özellikle Osmanlı’nın son dönemine ilgi duyan herkesin okuması gereken önemli kitaplardan biridir. Çünkü Abdülhamid Han’ı anlamak, yalnızca bir insanı değil, bir devrin sancılarını anlamaktır.
1000Kitap
Bir Devrin Son Sultanı 2. AbdülhamidVahdettin Engin · Yeditepe Yayınevi · 2017179 okunma
··
40 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.