Puan vermedi·208 syf.····Okunma: 27 Mayıs 2026 00:47 Sadece güller, motifler, kurdeleler değil; başka bir şey vardı Botter Apartmanı’nda.
Raimondo D’Aronco, Kaan’ın büyükbabasının babası, İstanbul’a gelince bir çok bina yapmış, ancak bu binayı yaparken sanki gizli duyguları ortaya çıkmış.
Kaan, kardeşi gibi modern bir semtte yaşamak yerine aile yadigârı bu binaya yerleşmek istemişti. Botter Apartmanı’yla arasında bir bağ var gibi hissediyordu.
Neler yoktu ki o binanın işlemelerinde…Bir genç kızın hayalleri, umutları… yoksa düş kırıklıkları mı demeliyiz?
Sanki Kaan da kendi geçmişinden bir parça arıyordu o apartmanda. Yüzleşemediği travmalarının acısını saklamıştı yüreğinde. Ama bütün sırlar ortaya çıkmak için değil miydi?
Yüzleşecekti Kaan da… Zehra gibi, Kerem gibi, Hamza gibi…
Botter Apartmanına resmedilmiş Nazlı gibi kabul edecekti sonunda…
Bir an gelir, o an’ın içinde donup kalırsın. Geri kalan hayatın, hep o donmuş an’ın içinden geçer. Her attığın adımda, her söylediğin söz de, dinlediğin her müzikte, okuduğun her kitapta vicdan azabı takip eder seni. Zaman, hep haklı olup olmadığını sorgulamakla geçer.
Gerçeği bilip de saklamak neydi?
Katili görüp, sırrı saklamak niyeydi?
Kurban ile katil arasındaki bağ neydi?
Yanıtı kimse bulamıyordu…
Tek gerçek yaşam devam ettikçe hissedilen acıydı.