·528 syf.··Beğendi
···Okunma: 30 Mayıs 2026 15:40 Mayıs ayının okuduğum son kitabı Ormanın Tanrısı kitabında,1975 Ağustos ayının bir sabahı Emerson Kampı'nda bir çocuk ansızın ortalıktan kayboluyor. Kaybolan kişi ise Barbara Van Laar'idi. Barbara'nin ailesi yaz kampının bulunduğu arazinin ve bölgedeki halkın büyük kısmını istihdam eden işletmenin sahibi olan ailenin kızıydı. Ailesi maddi anlamda da çok güçlü bir aile. Fakat daha farklı olan olay on dört yıl önce aynı ormanda Barbara'nin abisi Bear'ın ortadan kaybolmasiydı. Bir yandan Barbara'nin bulunmaya çalışılması,ailelerin davranışları ve Bear'ın olayını okuyoruz. Hikayemiz 1950-1975 tarihleri arasında geçiyor. Olayları daha iyi anlamamız için geçmişe gittiğimiz zamanlar oluyor. Ben çok keyif alarak ve severek okudum hikayeyi. Kitap bana uzun gelmedi o kadar güzel aktarmış ki yazar,kitapta geçen her karakterin olaylar ile alakasını görüyoruz. Barbara'nin annesi Alice ve babası Peter Van Laar'ı okurken çok sinir olduğum yerler oldu. Hatta kitapta erkeklerin çoğunun davranışları, kadınlara karşı tutumları çok sinir bozucuydu. Ama en sinir olduğum erkek karakterlerden biri Peter Van Laar'di. Uzun bir süre unutamayacagim bir karakter olacak. Bunun gibi insanların evlenmemesi ve çocuk yapmamasi gerekiyor. Hikayeyi okurken adaletin yine yanlış işlediğini, geçmişte Bear'ın davasında suçsuz yere bir adamın itibarının yok edilmesini okuyoruz. Barbara'nin sırf ailesi gibi olmadığı için onun kötü görülmesi,çocukken yatılı okula gönderilmesi kısımlarını okurken bu nasıl bir aile dedim. Tek bir solukta okunacak bir kitap değil bence. Bölerek yavaş yavaş okuyup ve not alarak okunması kitabı anlamak açısından daha iyi olur bence. Çünkü içerisinde çok fazla karakter var ama okurken kafa karistirmak yerine hepsi öyle güzel harmanlamis ki yazar beni okurken hiç yormadı. Zengin insanların sahtekarlığı ve yapmaciliğinı okumak beni hiç şaşırtmadı. Hatta sonlarının daha da kötü olmasını isterdim. Kitabın sonu Barbara anlamında beni çok tatmin etti. Kesinlikle öyle bir şey yaparak çok mantıklı davranmış. Ve kitapta en sevdiğim şeylerden biri de eyaletin ilk kadın müfettişi olan Judyta'nin hem ailesine karşı durması hem de çok güzel işler basarmasini okumak çok hoşuma gitti.Kitapta en üzüldüğüm kişiler Bear ve Barbara oldu. Böyle anne ve babaları olduğu için başlarına neler gelmiş. Ve Bear olayınin arkasinda hiç beklemedigim bir kişi çıktı Sırf birileri itibarlari zarar görmesin diye de olayı başka birinin üzerine atacak kadar alçak insanlari da okuyoruz. Kitapta sadece Barbara veya Bear'ın hikayesini okumuyoruz. Onlarla birlikte diğer karakterlerin kişilikleri ,yaşadıkları olayları okuyoruz. Adaletin geçte olsa yerini bulmasına sevindim. Okurken etkilendiğim çok fazla yeri oldu . Benim açımdan çok güzel bir kitaptı.
Kitaba puanım:10/10