Bu kitap kesinlikle Ernaux’un kendisi gibi sürekli özkurmaca kitaplar üreten yazarların arasında sivrilmeye başladığının canlı kanlı kanıtı. Bayıldım. Hem konusunun özgünlüğüne hem kitaptaki Ernaux’un çıkarımlarına. Zaten gözlem konusunda çok başarılı bir yazar olduğunu biliyoruz. Kaleminin zarifliği, duruluğu ve akıcılığı da yine hep bildiğimiz Ernaux. Kendisini vallahi çok seviyorum.
Normalde son zamanlarda özkurmaca metinlerden sıkıldığımı pek çok kez dile getirdim. Fakat Ernaux okumak sessiz ama güçlü bir anlatı sunduğundan olsa gerek kendisinin kalemini hep sevdim.
Kim der ki belirlediğim bir markete bir sene boyunca gideyim de orada gözlemlediklerimi bir günlüğe dökerek kitap yapayım? Ernaux ile beraber marketteki gündelikler üzerinden bireylerin varoluşunu sorgulamak, insanların sepetleri üzerinden kişilikleri üzerine çıkarımlarda bulunmak, market zincirlerinin yaklaşan özel günlere dair olan satış politikalarını eleştirmek pek keyifliydi. Ernaux, marketteki sıradanlıklar üzerinden insanların parayla olan ilişkisini, kapitalizmi, marketteki cinsiyetçi yaklaşımları, farklı etnik kökenlerdeki insanlar arasındaki ayrımı, mağaza stratejilerini bir müşteri olarak gözlemlediği kadarıyla günlüğüne not etmiş.
Market her yerde aynı market. Bunu bir araç olarak görüp birçok konuya değinen Ernaux’u okurken ben bu durumu hiç böyle düşünmemiştim dediğim anlar ile dolu bir okumaydı. Yani, aynı zamanda göz açan bir okuma deneyimi…
Çok sevdim. 69 sayfa, akıcı. Alıp okuyun isterim.