Merhabalarr,
Filmlerden daha güzel kitabının devam kitabıyla geldim. Açıkcası kitabı okuyup okumama konusunda kararsızdım çünkü ilk kitap gerçekten çok tatlıydı, istediğim herşeyi vermişti ve çok güzel bitmişti. Ama merakıma yenik düştüm ve okudum. Çünkü Wes’i gerçekten çok seviyorum.
Üniversiteye başladıklarında Wes’in başına büyük bir olay gelir ve evde onu bekleyen sorumluluklardan dolayı okula ara vermek zorunda kalır. Çiftimiz 2 yıl boyunca ayrı kalırlar ve görüşmezler. Liz, Wes’in yaşadıklarını bilmiyordur ve Wes ona durumu hakkında yalan söyler. 2 yıl sonra üniversiteye geri döndüğünde Liz’i geri kazanmayı planlar ama Liz’in (sahte) erkek arkadaşı vardır. Buna rağmen pes etmez ve aralarındaki şeyi düzeltmeye çalışır.
Liz’in hislerini anlayabiliyorum, aldatıldığını, yüzüstü bırakıldığını düşünüyor ve onu görmeye dayanamıyor. Nefret etmek istiyor ama edemiyor da. Liz özellikle bu 2 yılda çok değişmiş hissettirdi, zaten artık o çiçekli elbiseler giyen bir kız değil. Wes’in hikayesini merak unsurlarıyla yavaş yavaş vermesi, hikayeye yedirilmesi çok güzeldi. Wes’in kızkardeşi Sarah’ın Wes’e destek olması, onu devam etmesi için teşvik etmesi çok tatlıydı. Bu seride de en çok bu durumu seviyorum sanırım. Evet aşk daha baskın ama aile ilişkileri, arkadaşlıklar, birbirlerini desteklemeleri çok tatlı. Liz’in üvey annesi Helena’nın bile Wes’i arayıp yüreklendirmesi, rahatlatması çok tatlıydı.
Bu kitap ilk kitaba göre daha hüzünlü, daha kalp kırıcıydı ama Wes’in hayatı üzerinden döndüğü için yine çok keyif alarak okudum. Liz’i geri kazanmak için verdiği çaba, hiç pes etmeyişi (Liz’e rağmen), Liz’e bayılışını onun ağzından okumak çok keyifliydi. Liz çok süründürdü belki kendince haklıydı ama ben olsam çoktan yelkenleri suya indirmiştim.
Bu seriyi kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum. Kalbinizi sıcacık yapacak, çok huzurlu hissetirecek bir seri. Ve çok da hayatın içinden.