Savaş sadece bedenleri mi parçalar, yoksa insan aklını mı?
"Kocaman, kırmızı ve kanlı bir şey tepemde dikilmiş dişsiz ağzıyla gülüyordu. -Kızıl kahkaha bu. Dünyanın çıldırdığını biliyorsun değil mi? Ne çiçekler var üstünde ne de şarkılar; derisi yüzülmüş bir baş gibi yuvarlak, pürüzsüz ve kızıl artık..."
Leonid Andreyev’in 1904-1905 Rus-Japon Savaşı’nın dehşetinden esinlenerek yazdığı "Kızıl Kahkaha", savaşın hem cephede hem de gerisinde kalan toplumu tüm çıplaklığıyla anlatan savaş karşıtı başyapıtlardan biri.
Kitap, biri cephede savaşın cinnetini yaşayan, diğeri ise evde bu psikolojik yıkımın virüs gibi yayılışına şahit olan iki kardeşin dağınık el yazmalarından oluşuyor. Burada güneş bile hayat vermiyor; askerlerin beynini kanlı bir ışıkla kavuran korkunç bir düşmana dönüşüyor.
Andreyev, kitaba adını veren o tüyler ürpertici "Kızıl Kahkaha" imgesini, gerçek hayatta şahit olduğu yaralı bir işçinin yüzündeki acı dolu, istemsiz gerilmeden ilham alarak yaratmış. Savaşın kazananı olmadığını, geride sadece çıldıran ruhlar ve yok olan hayatlar bıraktığını yüzümüze çarpıyor.
Ekstrem bir psikolojik tahlil ve zamansız bir edebiyat klasiği arayanlar için sarsıcı bir öneri.
Andreyev; Kızıl Kahkaha'da etkilendiği çağdaşları Garşin'in derin yalnızlığı ve karamsarlığını, Dostoyevski'nin insan ruhunun derinlerine inme çabasını, Tolstoy'un ahlak anlayışıyla hümanist görüşlerini ne realist ne sembolist olarak belki de dışavurumcu ve varoluşçu bir bakış açısıyla eserinde yansıtmıştır.
Daha önce adını Savaş koymayı düşündüğü Kızıl Gülüş'te iki bölüm ve on dokuz el yazısından oluşur İki anlatıcının yer aldığı öyküde başkahramanlar ismi bilinmeyen otuz yaşındaki bölük subayı ve onun üç yaş küçük erkek kardeşidir. Eserin yarısını askere giden subay birinci anlatıcı olarak savaşta geçirdiği bunalımları, hatıraları anlatırken ikinci yarısında ikinci kardeş ikinci anlatıcı olarak geride evde kalmış insanın ruh halini anlatır.
İnsanlık tarihindeki tüm savaşlara çığlık Kızıl Kahkaha.
Kahramanları aklın tehlikeli sınırlarında gezinir, derin ruhsal sorunları vardır.
Savaş=delilik ( cinnet) ve dehşet