·440 syf.··Beğendi
···Okunma: 04 Mayıs 2026 15:45 *"içimde bir şeyler kırdım
çalışmıyor
galiba
öldürdüm bir şeyleri içimde
kendi ellerimle
gecelerce.
çaldım gökyüzünden ışığını
yüzümden ışığımı
parlayan yalnızca yaşlar
artık
gözlerimde.
bir şeyler yanlış içimde*"
Aradan geçen kaç yıl sonra yeniden "Siyah Kuğu" okumak.
Tam 10 yıl sonra.
İlk iki kitabı okuyalı uzun zaman olmuştu ama hep yeniden açıp hiç bıkmadan okuduğum bana iyi gelen bir kitapdı. Benim için bende yeri ayrı olan ev gibi hissettiren kitabı ve yazarı.
Göğü Kafes'i okuduğumda hiç kopukluk hissedemedim tek kitap gibi hissettirdi seri devamından daha çok.
Bir konu üzerine ilerliyorduk başta olan olaylar sonda bir birine bağlanmış oldu bu açıdan güzeldi.
Karakterler değişmişti.
Nil aynıydı hep.
Ama o, Pamir değişmişti.
Hem de çok.
Kalpkıran değil sanki.
Yelkıran olmuştu.
Melih nişanlanmıştı okuduğumda çok sevinmiştim birini seve bildiğine.
Nisan ve Nil'in kaç yıl geçmesine rağmen hiç kopmayan arkadaşlıklarını çok olmasa da okumak
Güzeldi çok iyi geldi sonu, karakterler, her şey o kadar iyi geldi ki.
İyi ki okumuşum diyeceğim bir kitapdı benim için her zaman.