·188 syf.····Okunma: 01 Haziran 2026 08:50 Birbirinden bağımsız ama farkında olmadan birbirinin hayatına dokunan üç kadını anlatıyor.
Beni en çok etkileyen hayat, Hindistan’daki Smita’nın hayatıydı. Kast sisteminin en alt tabakasında olan bir kadın. İnsanların tuvaletlerini temizliyor, sokaktaki dışkıları topluyor. Ayakkabı giymesi bile yasak. Tek isteği çocuğunu okutmak. Kızını okula gönderiyor ama orada da öğretmen ona hizmetçi muamelesi yapıyor.
Sonunda kızını alarak kuzeninin yanına kaçmak istiyor. Yolda giderken Tirupati Tapınağı’na hac yolculuğuna çıkıyorlar. Kızıyla birlikte saçlarını kesip Tanrı’ya armağan ediyorlar. Tek dilekleri bundan sonra hayatlarının yolunda gitmesi ve kızının okuyabilmesi.
O saçlar daha sonra İtalya’da yaşayan Giulia’nın saç atölyesinde peruğa dönüşüyor. Giulia, babasının ölümünden sonra Hintli yol arkadaşı Kamal ile birlikte hayatta kalma mücadelesi vererek saç atölyesini ayakta tutmaya çalışıyor.
Hikâyeye bir de Kanada’dan katılan ünlü bir avukat olan Sara var. İki evlilik geçirmiş, çocuklarıyla yaşıyor ama hayatının odak noktası işi. Çocukları ve özel hayatı arka planda kalıyor. Duygularını kolay kolay dile getiremeyen bir kadın. Bir gün kansere yakalandığını öğreniyor ve saçlarını kaybediyor.
Sonrasında Hindistan’daki Smita’nın saçları, İtalya’daki Giulia’nın atölyesinde peruğa dönüşüyor ve bu peruk Kanada’daki Sara’ya ulaşıyor. Sara, kanser nedeniyle dökülen saçlarının yerini alan bu peruğu taktığında, sanki tüm dünyanın onu iyileştirmek için çabaladığını hissediyor ve hayata daha sıkı tutunuyor.
Bu kitabı okumaya başladığım yer benim için çok özeldi. Bir bankta oturuyordum, ayaklarım gölün içindeydi. Yanımda çayım vardı, kuş sesleri geliyor, dallarda sincaplar geziyordu. Kitabın bir kısmını da buğday tarlaları ve haşhaş çiçekleri arasından geçen bir araba yolculuğunda, sağ koltukta okudum. Bu yüzden bu kitabın benim için ayrı bir önemi var.
Severek okudum. Benim için güzel bir mola oldu. Özellikle Hindistan’daki Smita’nın hayatı beni çok etkiledi. Kitap, Hindistan’la ilgili başka eserler okuma isteği de oluşturdu.
Tavsiye ediyorum.