·224 syf.····Okunma: 01 Haziran 2026 00:34 Kitap askeri doktor olan Ali İzzet’in, 1. Dünya Savaşı’nda Çanakkale cephesinden memleketi İzmir’e uzanan yolculuğu ile başlıyor.
Dönemin çok kültürlü yapısını, yemek ve giyim tarzlarını, sınıf farkını, savaş dönemindeki insanların düşüncelerini ve farklı mezheplerin yaşam şekillerini güzelce yansıtan bir kitap. Frengi hastalığının ne kadar ve ne sebeple yaygın olduğunu; bu hastalığın toplumu nasıl etkilediği de arkasında yer alan hayat hikayeleriyle güzel bir şekilde anlatılmış.
-Spoiler başlangıcı-
Alizetttt, Stella konusunda hak sız sın. Onun sayesinde ortamlara girdin, lüks yerlere davet edilir oldun, zengin iş adamlarıyla görüştün. Stella’nın sağladığı imkanlar tatlı geldiği için onun değişen ruh halinin arkasına sığınarak işine geldiği gibi hareket ettin. Asla net olmadın. Bir ona, bir buna…
Alizetttler ölmez; şekil değiştirirler.
Stella’nın genç yaştaki başarıları, hevesi, cesareti ise harika. Ali İzzet’in de belirttiği gibi bazen fazla uçarı kaçarı oluyordu. Ancak hayatta vardır böyle insanlar. Asıl önemli nokta ise bunu benimsemeyen Ali İzzet’in sınır çizememesiydi.
He bir de tıp aleminin bu kadar içinde olup da akraba evliliği yapmak; pes dedirtti…
-Spoiler bitişi-
Kitabın başında ismi geçen hasta bakıcı Safiye Hüseyin, yurtdışında aldığı eğitimlerle kendisine “hemşire” olarak hitap edilmesini istiyor.
Sonraları fark ettim ki kitabın yazarı Suat Çağlayan, “İlk Türk Kadın Doktor Safiye Hüseyin” adlı kitabı da kaleme almış. Demek ki Safiye Hüseyin’in kendini geliştirerek edindiği başarılarla doktor da olmuş olmalı. Bu kitabı da sonrasında okuyabilirsiniz.
Not: 98. sayfada “mesleksel olarak” şeklindeki yazım aslında “mesleki olarak” diye yazılmalıydı diye düşünüyorum.
Keyifli okumalar 🩵