·560 syf.····Okunma: 02 Haziran 2026 03:08 Aha da delirmeme ramak kaldı kitabın sonundaki üçüncü kitap alıntısı neeeee yazar benim psikolojimi bozmaya yemin etmiş. (istemiyorum o karıyı geri öldür sevmedim ben o detayı al onu burdan) Şimdi burayı görmezden geliyoruz, üçüncü kitaba kadar kendimizi kahretmeden önce birinci kitabın sonunu hatırlayıp ikinci kitabımızdan birazcık bahsediyoruz. Hazırsanız başlıyorum
İlk kitabın sonunda babası Farah' a kendisine sadık olacak, ve tır teslimatlarını kocasına çaktırmadan yapacak bir ekip kurar. Bu ekip ise tam bir karmaşadan ibarettir zira Farah' ın anne ve baba tarafından kuzenlerinden oluşmaktadır. Her biri birbirinden farklı karaktere sahip, hepsi kendi götünü kollayan, grup çalışmasını pek de bilmeyen tiplerdir. Ama ikisi vardır ki daha bir araya gelmeden kötü bir şekilde tanışmışlardır: Kılıç Aslan ve Esvet. (Bu ikisi var ya gerilim hattı bu kitapta en çok bu ikisini okumayı sevdim, her sahneleri ayrı keyif verdi bana aralarındaki çekimden bahsetmeme gerek yoktur diye düşünüyorum üffff )
Ekip birbirlerine alışmaya çabalarken arka plan da biz Farah' ın aslında o ürkek halinden ne kadar da farklı olduğunu öğreniyoruz. İnanılmaz donanımlı bir kadın karşıladı bizi bu kitapta. Yaşadığı karanlık evreni alt edecek kadar da iyi eğitimliydi. Tabi bunu kendisinden başkası bilmemektedir. Ta ki tırların teslimat günü gelip kocasıyla birebir dövüşüp, ifşa olana kadar. (Sahneyi okurken kitlendim kitaba resmen) İşte bu olaydan sonra çiftimizi fena bir güven sorunu beklemektedir. Kitapta her ikisine de bakınca ikisi de haklı diyorsunuz. Yazar o empatiyi okura çok güzel hissettirmiş. Ama bu güven sorunları beni en az onlar kadar kırdı diyebilirim. Ayrıca biz bu kitapta inanılmaz kıskanç bir Gurur Kalender okuyoruz a dostlar düştüm kaldırmayın. Çiftimizin her fırsatta çekişmesi, gün sonu mecbur da olsalar birbirlerinde dinlenmeleri, birbirlerine olan zaafları ve henüz tam bir açılma yaşanmasa da sevgilerini okumak çok özeldi. Kitabın çoğu yerinde kahkaha attım. Özellikle Bige, Esvet ve Gurur ayrı ayrı beni gülme krizine sokan karakterlerdi. (Saka ve Sanrı bana göz kırpıyor ) Okumayı en sevdiğim sahneler kesinlikle Farah' ın kendini ringde, toplantıda, şirkette göstermesiydi. (Aura kadın ah bir travmalarından kurtulsa var yaaaa içimizden geçer öyle bir mevzu)
Bu kitapta iki karakterinde geçmiş travmalarına daha çok tanık oluyoruz. Gurur' un delirdiğine şahit olduğumuz sahnede nefesim kesildi desem yeridir. Keza Farah' ın kaçırıldığında yaşadıkları beni mahvetti. Travmalarının boyutuna hala günümüz hallerinde şahit olmaksa onlar kadar beni de yordu ve tüketti.
Bu seriyi okumaya bayılıyorum. Hem çok eğlenip hemde duygudan duyguya sürüklenmek inanılmaz etkiliyor beni.
Üçüncü kitabın alıntısını gördükten sonra, hemen basılacak olmasına ayrı sevinçliyim. Yazar bekletmiyor bizi gururlu birisiyim şuan.
İlgisini Çekenlere Şimdiden Keyifli Okumalar Dilerim