Gönderi

Puan vermedi·240 syf.··
2026 42. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 15:23
Bazen bir kitap bittiğinde kapağını kapatıp öylece kalakalırsınız ya, hani o odadaki sessizlik bile birden ağırlaşır... Hayatın, geçmişin ve insanın kendi içine düşen o karanlık gölgeler... Gelin biraz o ağır, puslu perdeyi aralayalım. Çünkü bu öyle sıradan bir hikaye değil; bizi bambaşka bir masaya davet eden, çok sesli, sivri dilli ve acayip sıra dışı bir yüzleşme. Hemen o dehlizlerden çıkıp kitabın o muazzam, entelektüel dünyasına adım atalım. Karşımızda komünistinden muhafazakarına, eylemcisinden sanatçısına kadar toplumun her katmanından bir araya gelmiş sekiz farklı insan var. Bu ekip, bir film senaryosunu tartışmak için bir masanın etrafında toplanıyor. Tartıştıkları senaryo ise tam bir bomba: Yıllar sonra bir çanta içinde bulunan günlükler... Osmanlı Devleti’nin yıkılış ve kuruluş mücadelesi yıllarında yaşanan, Ahmet Tahsin ve yakın arkadaşının eşi Fehime arasındaki o büyük, yasak aşk hikayesi ("Kalplerin Zaferi"). Yapımcısı, senaristi, yönetmeni hepsi bir masada ama hayata bakışları asla aynı değil! Murat Uyurkulak bu zıt karakterler üzerinden yakın dönem siyasi olaylara öyle ince ve sivri dilli atıflar yapıyor ki... Roman içinde roman okurken, yazarın o muazzam mizah anlayışı sayesinde yer yer kendinizi kahkahalar atarken buluyorsunuz. Karakterler o kadar içimizden, sağımızdan solumuzdan ki, o masadaki kavgalar aslında hepimizin kavgası. Kitap bittiğinde hissettiğim şey hem büyük bir hayranlık hem de derin bir yorgunluk oldu. Eğer "Ben öyle hafif, çerezlik hikayeler istemiyorum; hem toplumsal zıtlıklarımızı yüzüme çarpsın, hem harika bir kara mizah barındırsın hem de felsefesiyle beni içine hapsetsin" diyorsanız mutlaka okumanızı tavsiye ederim.
DipteMurat Uyurkulak · İnkılâp Kitabevi · 202631 okunma
·
31 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.