10/10
·528 syf.··
2026 60. kitabı
Bazı kitaplar vardır; sayfalarını çevirdikçe bir hikâye okumazsınız, sanki karanlık bir girdabın içine çekilirsiniz. Bir Nergis Tufanı tam olarak böyle bir kitaptı benim için. İçinde aşk vardı ama o alıştığımız türden değildi. Daha çok yara gibi, nefes kesen bir savaş gibi… Sevmenin bile tehdit gibi hissedildiği bir hikâyeydi. Nergis’in çaresizliği insanın içine işliyor. Hayatta kalmaya çalışırken doğruyla yanlışı birbirine karıştırmış bir kız Nergis.. Kardeşini kurtarmak uğruna attığı her adımda biraz daha dibe batıyor ama yine de ayakta kalmaya çalışıyor.. zaman zaman attığı adımlar oyle yanlış ki ama mecbur. Ama o adımlarla en çokta kaybetme korkusu var. Tufan Ali Uluhan ise tam anlamıyla felaket gibi. Onun olduğu yerde güven diye bir şey kalmıyor.Ne yapacağını kestiremiyor insan okurken. çünkü merhameti yok ama en korkuncu da bu değil… En korkuncu, kalbi taş gibi görünen bir adamın birine saplantılı şekilde bağlanmaya başlamasıydı. Tufan severken insanın içini ısıtan adamlardan değil; aksine, sevdiği şeyi bile yakabilecek türden bir adam. Bu yüzden aralarındaki ilişki romantikten çok daha fazlasıydi.. Güvensizlik, öfke, takıntı ve geri dönülmez bir çekim oluşuyor. karakterlerin birbirlerine karşı kurduğu psikolojik üstünlük savaşları inanılmaz keyifliydi. Kim kimi manipüle ediyor, kim gerçekten kontrolü elinde tutuyor asla emin olamıyorsunuz. Ve bu belirsizlik kitabın ruhunu oluşturuyordu bence. En sevdiğim şeylerden biri de hikâyenin sadece karanlıktan ibaret olmamasıydı. O sert atmosferin içinde ince ince işlenmiş bir yalnızlık hikâyeside vardı. Her karakter biraz kırılmış, biraz eksik hissediyordu. Belki de bu yüzden birbirlerine bu kadar zarar verirken aynı anda kopamıyorlardı. Finale geldiğimde ise resmen afalladım. Her şeyin yönü bir anda değişti. İkinci kitabi nasıl bekleyeceğiz şimdi
Bir Nergis Tufanı: NefretCeylin Petrikor · Martı Yayınları · 202666 okunma
·
75 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.