Bir Katilin Güncesi, insan zihninin karanlık koridorlarında dolaşan, hafıza ile gerçeklik arasındaki sınırları bulanıklaştıran rahatsız edici bir romandır, Kim Young-ha bu eserde yalnızca bir seri katilin hikâyesi anlatmıyor , aynı zamanda insanın kimliğini oluşturan hafızanın yavaş yavaş çözülüşü de gözler önüne seriyor. Anlatının merkezindeki karakter geçmişinde işlediği cinayetlerle yaşamış bir adamdır, ancak ilerleyen yaşında zihni onu terk etmeye başlar ve artık neyin gerçek neyin kurgu olduğunu ayırt etmek giderek zorlaşır. Romanın en güçlü tarafı kötülüğü dışarıda değil insan zihninin içinde aramasıdır, okur bir katilin düşüncelerini takip ederken aynı zamanda hafızanın güvenilmezliğiyle de yüzleşir. Kim Young-ha’nın dili sade ve keskindir, gereksiz ayrıntılardan uzak bu anlatım gerilimi daha da artırır, çünkü korku çoğu zaman söylenenlerde değil söylenmeyenlerde saklıdır. Bir Katilin Güncesi yalnızca bir suç romanı değil, insanın kendisini kaybetme korkusu üzerine yazılmış psikolojik bir metindir, kitap bittiğinde geriye çözülmüş bir gizem değil şu huzursuz edici düşünce kalır, insan hafızasını kaybettiğinde yalnızca geçmişini değil, kim olduğunu da kaybetmeye başlar.