Bugün masamda Latin edebiyatı sevenlerin bayılacağı bir öykü kitabı var
Horacio Quiroga’nın Güneşli Uygarlıklar kitabı. Paris Yayınları tarafından basılan bu muazzam eser, toplamda 8 benzersiz öyküden oluşuyor. Açıkçası bu deha öykü yazarıyla hayatımda ilk defa tanıştım ve içimden sürekli "İyi ki tanışmışım!" diyorum. Çünkü karşımda tek kelimeyle hayran kaldığım muazzam öykülerden oluşan çok lezzetli bir kitap var️
Yazarın öyle ironik, öyle derin ve trajik bir dili var ki; insanı alışılmışın dışındaki o sıra dışı tarzıyla adeta ters köşe yapıyor. İnsan-doğa ilişkisine ve insan psikolojisinin en derin köşelerine getirdiği o ironik yaklaşım, bu öyküleri inanılmaz anlamlı kılmış. Kitabın ruhunu oluşturan o sekiz sarsıcı hikayeye değinmem gerekirse; kitaba adını veren Güneşli Uygarlıklar (Anakonda), doğanın amansız gücünü ve insan kibrine karşı duruşunu yazarın o muazzam dehasıyla iliklerinize kadar hissettiriyor.
Benim favorilerimden biri olan Güneş Çarpması ise yoğun güneş sıcağının altında, sahiplerinin adeta buharlaşıp göğe yükseldiğini zanneden köpeklerin bakış açısını anlatan, inanılmaz özgün bir öykü
Kuş Tüyü Yastık ve Başsız Tavuk öykülerinde insan psikolojisinin ve ilişkilerin karanlık, trajik ve insanı ürperten derinliklerine sarsıcı yolculuklar yaparken; Juan Darién, Ölü Adam, Sığla Çatı ve Oğul hikayelerinde ise yaşam ile ölümün, insan ile vahşi doğanın sınırlarında gezinirken kendinizi derin derin düşünürken buluyorsunuz.
Eğer sıradan, birbirini tekrar eden öykülerden sıkıldıysanız; kalemiyle sizi sarsacak, ruhunuza dokunacak ve hayata çok farklı bir pencereden bakmanızı sağlayacak bir yazar arıyorsanız bu kitaba mutlaka şans verin derim. Kitaplığıma, iyi ki ama iyi ki eklemişim!
Bir de kitabın kapak tasarımı çok hoşuma gitti. Yayınevi’nden çıkan bütün kitapları incelediğimde hemen hemen hepsinin böyle orijinal olduğunu gördüm. Kitaplığıma farklı bir renk kattılar, herkesin emeğine sağlık harika bir iş