Günahkârın Oyunu ~ Michelle Heard
.
Karanlık romantizm türündeki kitapları seven biri olarak bu kitabı tabii ki tek solukta okudum ve bayıldım!
Uzun soluklu ama her kitapta farklı karakterleri okuyacağımız bir Yunan mafyası roman serisi
Tess, babasını kaybetmiş ve geçmişte yaşadığı bazı olaylardan dolayı anksiyete krizleriyle mücadele ediyordu. Annesi eski bir mafya lideriyle evlenince, Yunan mafyasının lideri üvey abisi oluyor ve bu adam tam bir kontrol manyağı!
Kıyafetinden yaşam alanlarına kadar müdahale etmeye çalışan biriydi. Yeni üvey kardeşi de artık o aileden olunca her şeye dâhil olacaktı. Kızın eğitimi, hayalleri ve kariyeri de Nikolas’ın elindeydi.
Kızı hemen evlendirip hem onu tehlikeden korumak hem de bir nevi dertten kurtulmak istiyordu ama ilk andan itibaren ona diklenen ve zıtlaşan kız ile arasında oluşan çekimi de gözden kaçırmak mümkün değildi.
Kitabın akıcılığına bayıldım. Nikolas beni bazen çileden çıkardı ama. Fazla otoriter ve dayatmalarla hareket eden bir karakterdi. Mafya lideri olduğunu düşününce normal gelebilir ama kontrol delisi hâllerinin Tess üzerindeki etkisini okumak ve inkâr hâllerine çıldırdım. Beklediğim bir sahneyi, beklemediğim bir ters köşeyle okuduk; bunu çok sevdim ama biraz daha detaylı olmasını istiyordum Tess’in geçmişindeki manipülasyonlar ve duygusal istismar beni çok üzdü. Nikolas’ın farkında olmadan bunu tetiklemesi ama sonlarda yaşadığımız olayla bunun -benim açımdan- intikamını almasını okumayı sevdim!
Nikolas’ın arkadaşı Andreas’ı aşırı sevdim ve serinin ilerleyen kitaplarında okuyacağımız diğer mafya liderleri beni aşırı heyecanlandırdı! Özellikle bir Türk mafyasının olacağını öğrenmek beni daha da heyecanlandırdı.
Şeytan en güzel günahkârdır ve kibirli bir pislik olduğu için bunu çok iyi bilir.