Oğuz Özdem Hoca'mın kaleminden okuduğum ilk, kendisinin ise yazdığı (yanlışım yoksa) 19. kitabı.
Dürüst olmam gerekirse kitabın tarihî bir roman olduğunu bildiğim için sıkılarak, biraz yavaş okuyacağımı düşünmüştüm. Düşündüğüm gibi oldu mu? Olmadı! Gerçekten akıcı bir anlatımla hızlıca bitirilecek bir eser olmuş.
Yazarın kaleminin etkisi olduğu kadar hikâyenin güçlü olmasının önemi de var gibi.
1923 yılında yaşanan Türk-Yunan Mübadelesi'ni Palancıoğlu ailesi üzerinden anlatılıyor.
Ailemiz herkes gibi mübadeleden etkileniyor. Sırf dinleri Hıristiyan diye anavatanlarından ayrılmak istemiyorlar. Anavatanlarından ayrıldıkları yetmiyormuş gibi Marika ile Andreas evlatlarından, Maria ise abilerinden; Andrea ve Joannes'den de ayrılıyorlar...
Bir aile üçe bölünüyor, her biri bambaşka hikâyeler yaşıyorlar.
Yıllar sonra, dile kolay 40 yıl sonra üç kardeş birbirlerini buluyorlar ve rahmetli babalarının vasiyetlerini yerine getirmeye çalışıyorlar.
Kurgunun gücü, anlatımın akıcılığı, anlatılalanların fotoğraflarla desteklenmesiyle güzel bir eser çıkmış ortaya. Yalnız okuması kolay olduğu kadar yazarken kolay olmadığı, kurguyla gerçeğin bolca harmanlanmış olduğu kesin.
Emeğinize sağlık hocam...
Elveda AnadoluOğuz Özdem