"Yer gök başımıza yıkılıyor. Dünyanın sonu geldi." Çoğumuz "Korkak Tavuğun" başına gelenleri biliriz, yaklaşan kıyameti haber vermek üzere kümesleri dolaşmıştı. Böyle kimseleri çok görmüşüzdür. Ama hepimizin içinde bir "Korkak Tavuk" var.
Daha önce de sözünü ettiğim üzere kuşkucu olmak korkak tavuk olmaktır. Korku ve kuşku düşüncelerimize gölge ettiği anda korkak tavuk yanımız ortaya çıkar.
Hepimiz içimizde kuşku besleriz. "Uyanık değilim." "Yeterince iyi sayılmam." "Falanca filanca benden daha iyi." Bazen de kuşkularımız bizi felç eder, elimizi kolumuzu bağlar. "Ama ya şöyle olursa?" diye başlayan düşüncelerimizin ardı arkası kesilmez. "Ben yatırım yaptıktan sonra ekonomik kriz patlak verirse?" ya da "Kontrol benden çıkar da parayı geri ödeyemezsem?" "İşler planladığım gibi gitmezse?"
Bazen de fikirlerini sorduğumuz dostlarımız ve arkadaşlarımız bize olumsuzlukları hatırlatırlar. Çoğu şöyle sorar: "Üstesinden geleceğini nereden biliyorsun?" ya da, "Madem çok iyi bir fikir, neden senden başkası ilgilenmemiş?" belki de, "Asla işe yaramaz. Sen ne dediğini bilmiyorsun." Böyle kuşkulu sözler öyle sık dile gelir ki, adım atamayız. Midemize kramplar girer. Uyku tutmaz. İleri hamleyi bir türlü yapamayız. Biz sağlam adım atmaya bakarken firsatlar önümüzden geçip gider. Boğazımıza takılan düğüm hareket kabiliyetimizi engellerken hayat gözlerimizin önünden akar, gider. Hepimiz hayatımızın bir döneminde benzer duyguları yaşamışızdır; kimimiz bunu başkalarından daha sık yaşar.
Zengin Baba Yoksul BabaRobert T. Kiyosaki