Hepinize selam minik savaşçılarr! Size 3 günde bitirip bayıldığım o kitabı anlatmaya geldim ve çok heyecanlıyım çünkü bu kitap hakkında söyleyeceğim çok şey var.
Konusundan çok bahsetmeyeceğim ama genel olarak kadına şiddet ve mücadeleyi anlatıyor.
Öncelikle...
Benim bu kitabı almaya karar vermemin sebebi Mavi gece de Tuna'yı çok sevip, onu ayrı bir kitapda okumak istememdi. Tuna ve Rüzgarın aşkını keyifle okurum diye düşünüyordum. Ama bu hikâye sadece bir aşk hikayesinden ibaret değilmiş. Bu kitap benim düşündüğümden çok daha fazlasıydı...
Rüzgarın yaşadığı taciz bir yana geçmişinde yaşadığı şeyler de çok sarsıcıydı. Kendini kurtarmak için annesini ve kardeşini bırakmak zorunda olması ve yıllarca annesini görememenin pişmanlığını yaşaması... Kendi ayaklarının üzerinde durup bir doktor olması. O kadar gurur verici ki. Çalışan kadınları hep desteklerim ama özellikle tek çaresi çalışmak olup kendi hayatı için mücadele veren kadınlara hayranım. Rüzgar çok... Çok güçlü bir kadındı. Şimdiye kadar okuduğum en güçlü kadın olabilir. Ve kendisinin başarısını kıskanan insanlara karşı gösterdiği tutum çok güzeldi. O insanlara en güzel cevabın başarı olduğunu çok güzel bir şekilde gösterdi. Rüzgarın yaşadığı şeyleri kitap boyunca iliklerime kadar hissettim. Artık yaşadıklarını kaldıramadığında, her feryat edişinde, tükenişinde bize kadın olmanın ne kadar zor olduğunu gösterdi. Rüzgar yaşadığı onca şeye rağmen hiç pes etmedi. Onun yerine, ona zulüm edenlere en güçlü şiddetiyle esti. Rüzgar insanlardan intikamını fiziksel zarar vererek almadı, daha kötüsü, insanların zihninde derin bir intikam bıraktı. Onların kendi düşüncelerine yenilmelerini sağladı. Gerçekten hayran olunası bir kadın... Tuna'yı çok iyi anlıyorum(:
Tuna'ya gelince...
Spoiler olmasın diye detay vermeyeceğim ama Tuna'nın yaşadıkları içimi paramparça etti. Son satırları okurken Tuna'ya o kadar üzüldüm ki. Özellikle bu kadar neşeli gözüken bir adamın aslında acısını içine gömüyor olması...
Tuna da en sevdiğim özelliklerden biri de Rüzgara her zaman yardımcı olması, yanında olması ve en önemlisi de Rüzgarın güçlü bir kadın olduğunu bilmesi. Tuna, hiçbir zaman Rüzgarın intikamını almadı. Belki binlerce defa içinden geçirdi ama bunu yapmadı. Çünkü o Rüzgarın kendi başına savaşabileceğini biliyordu. O, sadece bu savaşında ona eşlik etti.
Bu ikiliye gerçekten bayıldım. Birbirlerini tamamlıyorlar. İkiside çok güçlü insanlar. İkisinin de kendi içlerinde savaştıkları farklı savaşları var ama aynı cephede savaşıyorlar.
Farklı bir konuya değinmek istiyorum. Eğer etrafınızda Burcu gibi insanlar varsa (Ki benim var) tavrınız Rüzgar'ın ki gibi olsun. İnsanlara en büyük intikamı başarınız ile verirsiniz. Kadınlara sesleniyorum: güçlü olmaya çalışın, okuyun ve kendi ayaklarımızın üzerinde durun. Ve bir kadın olarak ne bir erkeğe ne de herhangi birine muhtaç olmayın.
Bu kitap insana o kadar şey öğretiyor ki. K. Kübra Berk in en sevdiğim kitabı Operatöre Bağlanıyorsunuz 1 serisiydi fakat bu kitap beni o kadar büyüledi ki K. Kübra Berk in başka hiçbir kitabını bu kadar seveceğimi sanmıyorum. (Şahsi fikrimdir)
Bu hayatta tüm kadınların Rüzgar gibi güçlü olması dileğiyle bu incelemeyi buradan sonlandırıyorum. Buraya kadar okuduğunuz için çok teşekkür ederim. Bu kitap bana çok şey kattı. Eğer okumadıysanız kesinlikle tavsiye ediyorum. Size bir alıntı bırakarak buradan ayrılıyorum.
"Sevgi öldürmez, yalnız hayat verir."
Bunu hiç bu unutmayın güzel kızlarım (:
Rüzgâra DokunmakK. Kübra Berk · Artemis Yayınları · 20252,995 okunma