Puan vermedi·424 syf.····Okunma: 06 Haziran 2026 23:51 Hemen hızımı almışken ayın 2. kitabınıda hızlıca okudum. Sevgili yazarımız da benim hani şu ya çok seversin yazdıklarını ya hiç sevmezsin yazarlarımdan biri. Bugün kusursuzca kusurlu serisinin on birinci kitabı ile geldim. Açıkçası ben kitabı orta şeker buldum. Ayrıca bu serideki en uzun kitap da buydu. Büyük ihtimalle bu yüzden dolayı birazcık ortalara doğru fazla durağan olduğunu düşünüyorum. Neva Altaj yine yazım diliyle kendine aşık etti orası ayrı bir konu. Ancak dediğim gibi çiftin yakınlaşması, bu süreçte biraz tekrara düşürmüş gibiydi. Bu çifti de sevdim. Daha ilk sayfalardan itibaren birbirlerinden nefret etmeleri, sürekli didişmeleri ve hiçbir konuda anlaşamamaları eğlenceliydi. Tara tam anlamıyla bir felaket mıknatısıydı. Deli cesareti, sivri dili ve inatçılığıyla Arturo'nun kurduğu bütün düzeni yerle bir etmişti. Bunda bir sıkıntı yoktu. Ancak ben bu şekildeki mafya ailelerinin bulunduğu kitaplardaki kadınların biraz daha akıllı olmasını seviyorum. Tamam yap denileni yapmasın ama yani bunun ki bir yerden sonra inattan çıktı aptallığa evrildi. Herkes ondan uslu, sakin ve söz dinleyen bir eş olmasını beklerken o bildiğini okumaya devam etti. Tara'yı okurken bu detaylar beni çok eğlendirdi.
Arturo ise ilk başlarda beni sinirden çıldırttı. Her şeyin kendi istediği gibi olmasını isteyen, aşırı kontrolcü ve fazla kuralcı bir adamdı. Ancak sebeplerini anlamakla birlikte kitabın ilerleyen bölümlerinde Tara'nın onun duvarlarını nasıl tek tek yıktığını okumak inanılmaz keyifliydi. Tara'yı ne kadar sevdiğini kabul etmemek için direndikçe daha da düştü. Aralarındaki çekim o kadar belliydi ki her tartışmalarında "hadi artık öpüşün" diye sayfaları çevirdim. Özellikle laf dalaşları kitabın en sevdiğim kısmıydı. Birbirlerini deli ediyorlar ama aynı zamanda birbirlerinden de vazgeçemiyorlardı. Bu kitapta mafya olaylarından çok karakterlerin ilişkilerine odak verilmişti. Tara ve Arturo'nun nefretten güvene, güvenden aşka uzanan yolculuğu bana serinin en eğlenceli ve en romantik hikâyelerinden birini okuttu. Alev alev onlarla yandığımız sahnelerde çok iyiydi. Yazarın zaten kalemi akıp gidiyor. Kitabı bitirdiğimde aklımda tke sey kaldı. Tara gerçekten Arturo'nun hayatına giren en güzel felaketti. Şimdi gözüm yollarda serinin son kitabını bekliyorum!