“Kostantiniyye elbet fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, onu fetheden ordu ne güzel ordudur” hadisi şerifi, asırlarca İslam dünyasının en büyük ideallerinden biri olmuştur.O övgüye mazhar olabilmek için bir çok komutan defalarca İstanbul’u kuşatmıştır ama Fatih Sultan Mehmet’e nasip olmuştur.(Nasıl harikasın sen)
Tabiki atalarımız fethettikleri şehirlere sahip çıkıp onarmışlar ve ellerinden geldiğince değişiklik yapmamışlar.Konstantini Theodoru Sofiayı ve Fatih Sultan Mehmet’imizi selamlayan ve o günlere şahitlik eden o tarihi kapılara dokunabilmeyi, hissedebilmeyi etimle kemiğimle çok istedim sayfaları bir bir çevirirken. Uzun uzun incelemeyi, o manevi atmosferi teneffüs edip ciğerlerimi o yosun kokan oksijenle doldurabilmeyi ne çok istedim.İstanbul yaşanması zor ama bir o kadar da güzelliğiyle büyüleyici bir şehir benim için. Hem korkmuşumdur ondan ama hem de çok sevmişimdir İstanbul’u.O kapıları tahayyül etmeye çalıştım acaba birbirlerine yakın mı yoksa uzak mı bilemiyorum.Savaşı savunması o yılları gözümde canlandırmaya çalıştım ama kafamda oturmayan şeyler oldu.Görsem belki daha iyi olurdu. Neyse nasip. İnşallah bir gün