Gönderi

Bildiğim bir şey varsa o da hiçbir şey bilmediğimdir.
Puan vermedi·201 syf.··
2026 32. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 23:03
Sokrates’in herhangi bir eser kaleme almamış olması, aslında onun felsefesinin en tutarlı kanıtıdır. O, bilgiyi kâğıda hapsetmek yerine, yaşayan insan zihninde, karşılıklı bir diyalog süzgecinden geçirerek aramayı seçti. Platon’un kaleminden süzülüp bize ulaşan "Sokrates’in Savunması", sadece Atina mahkemelerinde geçen bir davanın kayıtları değil; insan olma onurunun, dogma karşısında verdiği o kadim ve sarsıcı mücadelenin destanıdır. Platon’un hocası için söylediği şu söz, eserin anahtarı niteliğindedir: "Sokrates, her şeyden kuşkulanmanın doğurduğu belirsizliği aşabilmek için, mutlak etik değerlere dayanarak gerçek bilgeliği aramanın gerektiğini savunur." Sokrates’in suçu, Atina’nın o dönemdeki "karanlık" huzurunu bozmak, gençlerin zihinlerinde şüphe tohumları ekmek ve "bildiğini sananların" cehaletini yüzlerine vurmaktı. Bugünün dünyasında bile "sorgulayan zihnin" neden hala bir tehdit olarak algılandığını, 2400 yıl öncesinden bizlere haykıran bir metin bu. "Bildiğim bir şey varsa o da hiçbir şey bilmediğimdir. Sokrates " Bu cümle, cehaletin en utanç verici formunun "bildiğini zannetmek" olduğunu gösteren bir bilgeliğin zirvesidir. Sokrates, ölümü bir kaçışla -firar ederek veya cezayı paraya çevirerek- erteleyebilecekken bunu reddeder. Çünkü o, ölümden değil; haksızlıktan, kendi ilkelerine ihanet etmekten ve ruhundaki o ahlaki tutarlılığı yitirmekten korkmaktadır. Onun için "kendini savunup ölmeyi, yalvarıp yakararak yaşamaya yeğ tutmak", mağlubiyet değil, felsefi bir zaferdir. Kitabın yapısını incelediğimizde; Euthyphron ile başlayan, savunmayla zirveye ulaşan, Kriton ile sadakati/hukuku sorgulatan ve Phaidon ile ruhun ölümsüzlüğüne odaklanan dört bölümlük bir "yaşam kılavuzu" ile karşılaşıyoruz. Özellikle Kriton bölümündeki o firar teklifi, Sokrates’in kendi koyduğu etik kurallara olan sarsılmaz bağlılığını kanıtlar niteliktedir. Doğan Cüceloğlu’nun Korku Kültürü’nde eleştirdiği o "mış gibi yapma" ve dogmalara biat etme hastalığı, Sokrates’in Atina’sında da hakimdi. Tarih, ne yazık ki kendi çağının ilerisinde düşünenleri cezalandırma konusunda oldukça "tutarlı". Sokrates’in başına gelenler, sadece bir dönemin değil, her çağın "sorgulayan insan"ı için bir trajedi ve uyarıdır. Kötülüğün bilgisizlikten doğduğunu savunan Sokrates, bizlere bugün hala şu çağrıyı yapıyor: Öğrendiklerinin gerçekliğini sorgula, bilmediğini kabul et ve her şeyden önce kendini tanı. "Sokrates’in Savunması", kütüphanenizin başköşesinde durması gereken, okudukça insanın kendi içsel hapishanelerinden kurtulmasına yardımcı olan bir rehber. Ahlaktan önce etik değerlerin, dogmalardan uzak bir bilimin ve sorgulama cesaretinin önemini kavramak isteyen herkes bu eseri başucu kitabı yapmalı. Bilmediğimizi kabul edip, bildiklerimize şüpheyle yaklaştığımız bir ömür dileğiyle.
1000Kitap
Sokrates'in SavunmasıPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202564,6bin okunma
·
37 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.