Kitabın girişinde de vurgulanan en duygusal gerçeklerden biri; o dönem devleti yöneten Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün, komutanların ve askeri doktorların tamamının Trablusgarp, Balkan, I. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı acılarını bizzat cephede tecrübe etmiş kişilerden oluşmasıdır. Kitabın kapağında yer alan "Mehmed yarasını, Mehmedler anlar" sözü, cephenin ve yaralı bir askerin halinden ancak o çileyi çekmiş eski askerlerin ve hekimlerin anlayacağını sembolize eder. Bu tecrübeli kadronun temel amacı, ne pahasına olursa olsun ülkeye bir daha o büyük savaş acılarını yaşatmamaktı.
Şuanki askeriyenin içerisindeki tabip subayların görev yaptığı ortam;
hizliresim.com/1pnd5uqhizliresim.com/3ftipp7
Geçmişte askeri hastaneler ve sağlık ocakları doğrudan Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıklarına bağlıyken, yapılan yapısal düzenlemelerle askeri sağlık kurumlarının bir kısmı Sağlık Bakanlığına, birlik içindeki birinci basamak üniteleri ise idari olarak Milli Savunma Bakanlığı (MSB) bünyesindeki ilgili komutanlıklara veya birlik tabipliklerine entegre şekilde hizmet vermeye devam etmektedir. Askeriyede çalıştığım birlikteki birinci basamak ;
hizliresim.com/7d2f8uuhizliresim.com/1iumogxhizliresim.com/rzt8451hizliresim.com/780b9tfhizliresim.com/5xx5ce9
Türkiye'nin II. Dünya Savaşı (1939-1945) boyunca fiilen savaşa girmemiş olsa da, her an savaşa girecekmiş gibi seferberlik durumunda olduğu o kritik dönemi ele alır.