Hani dağları yolları aşarsın da,
Gelir kıymık kadar bir
engele takılırsın ya,
Anlatamazsın bunu işte.
Vakit geldi, haydi gidelim dersin
O başlayacak en güzel şen yuvana.
Birkaç üzüm tanesiymiş hâtıram,
birkaç kelâm fidesi.
Rüzgâr sert esiyormuş
yüzümün sana bakan çizgilerinde.
Biraz saçlarımmış beyaz ve mâsum,
biraz gözlerim.
Gözlerimde tutukluymuş ıstırap.
Salıverdiğimde gözyaşlarımı
özgürlüğe kavuşurmuş acılar.
Sen şimdi uyuyorsun.
Uyu, sevdi seni kör,
Dilsiz sevdi,
Kötürüm ve derbeder.
Sen şimdi rüyadasın; ayakların yürüyor
bir masalın gizli resimlerinde.
Talihli bir adama(kadına)çay demliyorsun
buğusunda hindiba duyguları.
Sen şimdi mevsimlere şiirler okuyarak
çocuklara kalbini veriyorsun.
Hani ben hayattaydım, çaresiz bakıyordum
dağlarına, yollarına çaresiz.
Hayaline uzaktan bakıyordum, hazırdım
bir buluttan düşmeye,
bir vâdiden geçmeye.
Sonsuzluğun çağrısıydı varlığın.
Sen şimdi bir sarayda
gururla açıyorsun pencereleri.
Kapılar özlüyor parmaklarını.
Ben bir fotoğrafın sonbaharında
kuşlara bakıyorum.
Sen şimdi yüz yaşındasın.
Ömrünün rüyaları geçiyor hayalinden.
Ben geçiyorum yüreğimden akıp gelen
kitap dolusu şiirlerimle.
Kırışan dudaklarında yanık bir tebessüm
dalıp gidiyorsun karanlıklara.
Sen şimdi benim diyarımdasın.
Araftasın...
Berzah alemindesin...
Ardından ağlıyor nilüfer ve hindiba.
Özge bir bahçeden bakıyorsun yeryüzüne,
Melekler sana bakıyor.
Omzunda çağların biriken kederleri.
Şair nerde?
Şair nerde diyorsun.."
Nurullah GENÇ
Biraz da benmişim senden geriye kalan -
Nurullah Genç