"İnsan bazen geçmişi sırtında değil, kalbinde taşır. Yük ağırlaştıkça yorulduğunu sanır; oysa yorulan ruhudur..."
Hayatın içinde çoğu zaman geçmişe takılıp kalıyoruz. Yaşanmışlıklar, kırgınlıklar, keşkeler, söylenemeyen sözler... Dilek Cesur tam da bu noktada okuyucusunun elinden tutuyor ve "Geçmişini değiştiremezsin ama onun seni yönetmesine izin vermek zorunda da değilsin."diyor.
Yazarın dili oldukça samimi. Bir öğretmenin kürsüden anlattıkları gibi değil; uzun zamandır görmediğiniz bir dostun karşılıklı kahve içerken anlattıkları gibi. Bu yüzden satırlar arasında gezerken kendimi bir kitabın içinde değil de iç sesimle konuşuyormuş gibi hissettim.
Yazar; korku, cesaret, kabullenme, değer ve umut kavramlarını yalnızca anlatmakla kalmıyor, okuyucuyu bu duygularla yüzleşmeye de davet ediyor.
Korku bölümünde insanın kendi sınırlarını nasıl kendisinin çizdiğini fark ederken, cesaret bölümünde korkunun yokluğu değil, ona rağmen atılan adımların önemini görüyoruz. Kabullenme, geçmişle mücadele etmek yerine onunla barışmanın kapısını aralarken; değer başlığı, insanın başkalarının gözünde değil, kendi özünde taşıdığı kıymeti hatırlatıyor. Ve tüm bu yolculuğun sonunda karşımıza çıkan umut, yeniden başlamanın her zaman mümkün olduğunu fısıldıyor.
Elbette hiçbir kitap bir insanın hayatını tek başına değiştiremez. Ama bazen tek bir cümle, yeni bir başlangıcın kapısını aralayabilir. Bu kitap da bana bunu hatırlattı. Geçmişle savaşmanın değil, onunla vedalaşmanın; geleceği korkuyla beklemenin değil, umutla karşılamanın önemini...
Geçmiş, dönüp yaşamak için değil; ders alıp yol almak içindir.
Belki de hayat, geçmişe "bay bay" diyebildiğimiz ölçüde geleceğe "merhaba" diyebilmektir.
Bazı yanlışlar yok olmak için değil, yeniden doğmak içindir. Bu kitap; Hayatın içinde biriktirdiğimiz kırgınlıkları yorgunlukları sustuklarımızı bir yuvaya dönüştürüp sonra o yuvayı yakarak yeniden doğabilme cesareti gösterebilenlere, affedebilenlere, umutlarını hergün yeniden yeşertebilenlere ve ayağa kalkabilenlere, acılarını dönüştürebilenlere kırıldığı yerden güçlenenlere, bittim dese de yeniden ayağa kalkmayı başarabilenlere, gerçekten kim olduğunu ancak karanlığın en yoğun olduğu anda hatırlayabilenlere geçmişine güle güle deyip geleceğine bir umut bir nefes gibi yeniden yazabilenlere gelsin.
Keyifli okumalar dilerim.
Ne güzel bir inceleme kaleme almışsınız yine hocam. Okumak için can atacağım bir kitap önerinizi daha ekledim listeme. Teşekkürler bu güzel inceleme için. Kaleminize, emeğinize sağlık..☺️💯👌💜🌷